6. Bölüm

1362 Words
"Birazda bu tarafa delireyim." Kafamı sağa doğru çevirip sevdiğim şarkıyı mırıldanmaya devam ettim. Şarkılara eşlik edemeden duramıyordum. Yanımda kim olursa olsun. Eğer bir şarkıyı biliyorsam illa dudaklarım hareket edecekti. Şansıma yanımda dikilen gıcık biri vardı. Sol tarafımda duruyordu ve sırıtması sinir kat sayımı çoktan doldurmuştu. "Ne dikiliyorsun gitsene." Eski sınıfımdan biriydi. Ne yazık ki aynı sokakta oturuyorduk ama yanımda dikilmesi gerekmezdi. Yani koskoca sokakta yer mi yoktu? Neden benim bir adım yanımda dikilmeyi tercih etmişti? "Hiçbir yere gitmiyorum. O grupta yazdıklarının hesabını soracağım." "Oğuz musun nesin git işine." Tekrar şarkımı mırıldanırken kolumda bir şey hissettim. O... çirkin beş uzuvlu organını benim koluma değdirmişti! Kolumu hızlıca çektikten sonra bir tane patlattım göğsüne doğru. Hala mal, mal sırıtması mal olduğunun kanıtı gibiydi. Peşimi bırakın ya. Ne manyak insanlarmış. "Ne oluyor burada?" Arkamda duyduğum ses ile dudağımı ısırdım ve yanımdaki tek hücreliden uzaklaştım. Kuzenimdi seslenen. Manyak kuzenim. Kendisi hiç kafa dengi olmayan kuzenim. Beni öldürecek. Aman öldüm zaten ben. Pardon da beni neden öldürüyordu? Yanımdaki geri zekalıyı öldürsündü. Bir de benden hesap soracakmış. "Ege! Geldiniz sonunda." Valizimi ayağına doğru ittirsem de hala boğa gibi sesler çıkarıyordu. Delisi bitmez akıllısı bulmaz beni, diye geçiriyordum içimden. Ne kadar da akıllıyım. Maşallah bana. "Aman! Ben minicik cüssemle bunu kaldırırım şimdi. Sonra tatile gidemeden fıtık olurum. Yazık bana yazık." Valizi sahteden zorlanıyormuş gibi kaldırdım. Ege, valizi alıp arabaya götürürken Oğuz'a dönüp gözümü devirdim. "Seni kurtarmadım yanlış anlama. Şimdi toz ol." Ben arabaya binerken o hala orada dikiliyordu. Manyak işte ne diyebilirim ki? Neyse ki üç ay boyunca hiç görmeyecektim o kem gözlü yüzünü. "O kimdi?" Kıskanç erkek kuzen: mod on. "Eski sınıf arkadaşım ne yazık ki. Merak etme ben de ondan nefret ediyorum." Dırdır ederken onu dinlemiyordum. Halamlar havaalanına gitmiş olmalıydı. Beni de onların biricik oğlu Ege alıyordu. Telefonumu elime alıp interneti açtım. Anonim her zamanki gibi mesaj atmıştı ama onu geçip kızlar ile grubuma girdim. Siz: Minik kuş yuvasından uçacak! Siz: Tabii beni Ege uçurmazsa Siz: Şu tek hücrelilerden biri ile gördü de beni Siz: Bilmiyor ki onun yüzüne kusmak istediğimi... Deniz: Kimi gördün kız? Yine mi Görkem? Simge: Daha beterini hissediyorum... hissediyorum... Siz: Daha beteri canım. Oğuz'u gördüm. Hesap soracağım diye dibimde durdu ibne Deniz: Grupta konuşuyorlar şu an. Katliama üç saniye... Siz: Anonimciğim beni mesaj yağmuruna tutuyor. Ona cevap vereyim geliyorum Deniz: Oooooooooooooo Simge: Lan cevap verme şuna! Deniz: Eniştemize şuna demez misin? Gülerek onların konuşmasından çıktım. Anonim yine döktürmüştü. Anonim: Günaydınlar sana günümün güneşi Anonim: Günaydın böcüşüm Anonim: Günaydın sonsuz ışığım Anonim: Günaydın, Yıldız Tozu Siz: Sanırım kustum Siz: Anonim kendine gel Siz: Sen bu değilsin... "Kaldır kafanı telefondan da hal hatır sor azıcık." Tripli tripli dikiz aynasından bakan kuzenime dil çıkartmak isterdim ama manyak dilimi koparırdı valla. Şaka, yapmazdı çocukken çok yakındık. Şimdi aramız eskisi kadar iyi olmasa ve o sadece kıskançlık yaparak benimle iletişime geçse de seviyordum keretayı. Telefonu kapattım ve sahte bir gülümseme ile konuştum. "Nasılsın canım kuzenim? Sağlığın yerinde mi? Üniversite ne-" Üniversite konusuna gelince hemen sözümü kesti. Tabii kesersin işte böyle. "Tamam tamam konuşma sen." Güldüm ve tekrar telefonumu açtım. Üniversite sınavına birkaç gün önce tekrardan girmişti ve konusunun açılmasını istemiyordu. Anonim: Aşk sarhoşu oldum Anonim: Aşktan geberiyorum Siz: Cıvık kişileri sevmem ama ben Anonim: Aaa cıvık neymiş? Sustum o zaman Siz: Manyaksın sen Anonim: Sanırım iyi bir şey dedin Siz: Gibi gibi Anonim: Ben seni cidden özledim Yıldız Tozu Anonim: Bu cıvımak sayılmaz bence Anonim: Tekrar aynı çevrede olacağız ama ben bu sefer dayanamayacağım Anonim: Yanına salak biri gelirse o benimdir büyük ihtimal Anonim: İrademi sikiyim Siz: Şşt küfür yok anonimciğim Siz: Ve... karşıma çıksan da seni tanıyamam çünkü kimsin hiçbir fikrim yok Siz: Sen ben anoniminim diyene kadar herkesi stalklayacağımı bil Siz: Belki de seni stalklayıp elemişimdir bile Siz: Bak. Ciddi ciddi konuşayım karşıma çıkarsan cidden sana kötü davranmam. Davranamam. Yapamam ben öyle. Beni sevdiğini söyleyen birini kırmak istemem. Ben kırılsam bile böyleyim işte. Siz: Yani karşıma çıkarsan ısırmam Anonim: İyi ki sana aşık olmuşum ulan Mal gibi sırıtmama ne demeli? Neden sırıtıyorum ben ya? Ege'nin dikiz aynasından bana baktığını hissediyordum. Bu yüzden tekrar düz ifademe büründüm. Anonime cevap veremedim, veremezdim zaten. Ne diyebilirdim ki? Kelimelerim onun yazdığına hiçbir şekilde yetmiyordu. Kızlarla olan grubuma tekrar girdim. Coşturmuşlardı maşallah. Simge: Anonim enişte mi olurmuş? Olsa olsa sapık olur Deniz: Enişte dediysem enişte ya. Gönlümün eniştesi o benim Simge: Deniz kızı manyaklaştırma sonra aşık olacak bir sapığa... Deniz: Hissediyorum eniştem mükemmel biri Simge: Hala enişte diyor ya Deniz: Kız şimdi kankalarını da bize ayarlar ne güzel işte Deniz: Haa bu arada buraya gel de bir falcıya gidelim @dila Siz: Kızım ne falı çarpılmayalım? Simge: Çarpılma loading... Deniz: Çooooook iyi bir falcı buldum. Kadının her dediği çıkıyormuş. Biz deeee anonimi bulacağız bu sayede Siz: Falcı ile? Siz: Falcı ile nasıl anonimi bulacağız anlatsana biraz ya Simge: Sonumuz hayır olsun amin Deniz: Kadının altıncı hissi de sezgileri de çok kuvvetliymiş Deniz: Şak diye buluyormuş her şeyi Deniz: Kadın mükemmel valla billa. O eniştemi bulacağız bak Siz: Ege beni öldürmeden kapıyorum ben byü Ege arabayı durduğunda telefonumun ekranını kapatıp arabadan indim. "Sen gelmiyor musun?" Bana kısa bir açıklama yaptıktan sonra gitti. Birkaç işi olduğu için çarşambadan önce gelemeyecekmiş. Bu da biraz daha rahat olmamı sağlayacaktı. Aslında bana karışmazdı tatil boyunca pek ama kuzendi sonuçta. Neden kız kuzenim yoktu ki? Bilirsiniz erkek kuzenlerin ne kadar kıskanç olduğunu... *** Odaya geldiğim gibi uyumuştum. Kendimi bebekler gibi hissederek uyandım ama kısa saçım öyle bir dağılmıştı ki bu hissiyat iki saniye sürmüş sonrasında yine normal hissetmeye başlamıştım. "Ne uyudum be," diye mırıldandım kendi kendime. Saate baktığımda sekizi geçiyordu. Üzerime rahat bir şeyler geçirip kızlara mesaj attım. Onlarla buluşmak iyi gelecekti. Sahil kenarında olduklarını öğrenip odadan çıktım. Şimdilik halamların gözetimi altındaydım ama onlar gittiğinde Deniz ve Simge'nin yanına uçacaktım. Kankalarla kopma keyfi. Büyük ihtimal en büyük kopmamız, onlardan birini denize filan itmek olacaktı ama olsun. Sahile inmeden önce açlıktan garip sesler çıkartan karnımı doyurdum. Aç ayı oynamaz lafını boşa dememişler. Bir saniye ben kızların yanına nasıl gideceğim ya? Burası elin şehri nereden bileyim sahil nerede? Düz gidersem bir yere çıkarım mantığıyla ilerledim. Biliyorum çok mantıklı şeyler düşünüyorum ama aklıma bu gelmişti ilk. Belki haritaları açıp bakabilirdim ama ondan da hiçbir şey anlamıyor, daha çok kayboluyordum. Yol git git bir yere çıkmıyor. Telefonum titrediğinde yolun ortasında durdum ve internetimin açık olduğunu görüp sağ elimi kalbimin üzerine koydum. Güle güle internet paketim... Anonim: Kaybolduğunu seziyorum Anonim: Küçük bir ipucu sahil diğer tarafta. Düz gitme mantığın ters olmasa iyi gidiyordun aslında "Anonim?" diye seslendim çevreme. Ee kimse bakmadı bile. Hoş baksalar kaçardım. Utangaç olmak... Siz: Beni korkutuyorsun Siz: Aynı okuldayız ve seni bulacağım Siz: Mezun olmamışsındır umarım Anonim: Daha bir senemiz var bebeğim :) Anonim: Seni görüyorum Anonim: Sen de sahili görüyor olmalısın Anonim: Büzme ama o dudaklarını... Anonim: Bak dayanamayıp karşına çıkacağım Siz: Çıkınca ne yapacaksın? Anonim: Orası bana kalsın :) Siz: Sapık mısın? Siz: Ben de soruyorum Siz: Tabii ki sapıksın Siz: Birde bebeğim filan demişsin pü Siz: Peşimde manyak gibi gezmen korkutucu bilesin. İnternetimi kapattım ve koştur koştur sahile indim. Simge ve Deniz'i görünce koşarak üstlerine atladım. "Ay korkuyorum ben," diyerek ikisinin arasına girdim ve minik bir çocukmuş gibi sokuldum onlara. "O manyak yüzünden değil mi? Sapık işte." Simge saçımı okşarken Deniz ilerideki kişilere bakıyordu. "Enişteciğim hem akıllı hem salağın teki. Bakın bir oraya ama yavaş bakın." Deniz, eliyle bir yeri işaret ettiğinde, Deniz’i dinlemeden hop diye çevirdik başımızı. Bizim okuldan çocuklar toplanmıştı. Saydığıma göre dört kişilerdi. "Ya salaklar. Yavaş bakın ne demek? Size bodoslama bakın mı dedim ben acaba?" Kafamızı çevirdi ve yüzünü buruşturdu. "Eniştemiz orada oturuyor. Yüzde üç milyon eminim." Kolunu omzuma dayayıp ilerideki çocukları izlemeye başladı. "Neyse ki Deniz'iniz neredeyse hepsini tanıyor." Simge göz devirerek Deniz'in kolunu omzumdan ittirdi. "Hepsi de Görkemlerin arkadaşı. Bence amaçları belli." Simge ile bakıştık ve aynı anda konuştuk. "Dalga geçmek." "Ayyy içim karardı. Bak bak biri daha geliyor." Sonradan aralarına bir çocuk daha katıldı. Çocuk içkileri almaya gitmiş olmalıydı çünkü bir poşet dolusu içki görüyordum. "Kızım anonime mesaj at. Hemen hemen." Deniz telefonumu cebimden yürütürken Simge karşı çıkıyordu. Deniz mesajı yazıp telefonu elime verdi ve karşıdakileri izlemeye devam etti. Kimse telefonuna bakmıyor gibi gözüküyordu. Bende onları izlemeyi bıraktım ve ne yazdığını görmek için w******p'a girdim. Siz: Seni görüyorum :) Anonim: Hiç sanmıyorum :) Sanırım onu bulamayacaktık. En azından şimdilik…   
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD