-Baha- Elimdeki topu potaya atıp alnıma dökülen saçlarımı geriye ittim. Potadan geçip yerde seken topu alıp tekrar potaya sabitleyip attığımda salonun kapısının gürültülü sesi yüksek sesli müziği deldi geçti. Arkamı dönmeden topu sektirirken içeri her kim girdiyse sessizce bekliyordu. Belki de işini halledip çıkmıştı. Çizginin dışından topu potaya soktuğumda adımın seslenmesiyle kafamı yana çevirdim. Ayevi gelmiştir belki diye içten içe ümitlensem de boşaydı sanırım. Müzik sesi kapanınca gözlerimi devirip topu sepete attım. "Efendim Ece?" "Senin burada olduğunu bilmiyordum Hakan hocaya belge getirmiştim." gözlerini benim haricimde her yerde gezdirirken üstündeki sade kıyafetlere baktım. Son konuşmamızdan sonra onda bir değişim söz konusuydu. Cidden abartı sayılacak hiçbir şeyi üstünd

