“Biraz abartılı olmadı mı acaba, Mary?” Anna o sabah erkenden kalkmıştı çünkü Andrew ile kaleyi gezeceklerinden ötürü çok heyecanlıydı ve gece de doğru dürüst uyuyamamıştı. Sabahın ilk ışıkları ile birlikte gözlerini açmış ve uyandığından beri de odayı arşınlamaktan geniş odanın her bir adımını ezberlemişti. “O kadar güzelsiniz ki hanımım, üzerinizde hiçbir şey abartılı durmuyor, ayrıca mavi size çok yakışıyor,” diyen kızın sözlerine gülümseyerek dolabının yanındaki paravandan çıkıp boy aynasında kendisine baktı genç kız. “Mavi demişken Mary,” diyerek kıza dönen Anna gözlerini yavaşça kapatıp vücudundaki duyguların tek bir yere toplanmasına izin verdi. Kolyesinin titrediğini hissettiğinde dudakları yukarıya doğru kıvrıldı ardından sol göğsünün altındaki güneş şeklindeki leke ısınmaya b

