Ateş yanımdan ayrıldıktan sonra bir süre koridorda boş bakışlarımı gezdirdim. Daha sonrasında Füsun'un yanına uğramadan sınıfa gittim, sırama oturduğumda fısıldaşmaları duyuyordum fakat sorun değildi. Ben kendimi bildiğim sürece sorun değildi. "Karen dün gece yorulmadın mı okula gelmeseydin." Sesin sahibine döndüm, en arka sırada oturmuş sırıtarak konuşan esmer oğlana baktım. Komik olduğunu mu zannediyordu? Ya da havalı? Hiçbir şey söylemeden önüme döndüğümde önündeki sıra arkadaşıyla gülüştüler. Sıramda duran kalemimi avuçlarım arasına alırken bir kağıt topu kafama çarpıp önüme düştü. Bu kez gülen kişi sayısı daha çoktu. Buruşmuş kağıdı yavaşça açtığımda kırmızı kalemle kazınır gibi yazılmış kelime de dolandı bakışlarım. 'Kaşar' Kaşar? Bu muydu yani? Kağıdı buruşturup az önceki çocu

