Türker, bir zamanlar hız sınırını aşarak geçtiği yollarda şimdi ağır ağır ilerliyordu. Bu duruma dayanamayan Başak biraz daha hızlanmasını istedi. “Korkarım bu süratle çiftliğe akşama varacağız. Kağnı gibi ilerlemekten sıkılmıyor musun?” Genç adam, gözünü kısa bir an için yoldan çevirip karısına baktı. “Ben seninle çıktığım hiçbir yolda ne sıkılırım ne de of derim karıcığım. Yeter ki sen yanımda ol.” Başak’ın duyduklarıyla midesinde kelebekler uçuşurken yol kenarındaki incir tezgâhını fark etti. Çocuksu sevinciyle “Türker! Benim gördüğümü sende görüyor musun?” diye sordu. Türker, gülümseyerek incir tezgâhının önünde durdu. Kapıyı hızla açan Başak, aynı hızla tezgâha yaklaşıp iştahı kabararak incirlere baktığında genç adam, satıcı kadına incir kasasının hepsini almak istediklerini söyled

