Bizim gibi insanlar öldükleri yere gömülürler. Aile mezarlığı diye bir şey yoktur. Bizi hem yetim, hem öksüz bırakan ailelerimiz bize herhangi bir yeri mezar etmişti. Dila'nın morgada ki solgun, bembeyaz yüzünü hiç unutmayacaktık biz. O gitti ve biz birde onun gidişiyle yetim ve öksüz kaldık. Elini bir an bile bırakmadığım Yağmur, Koray ve Hakan, birde hocayla gelen insanlardan oluşan küçük bir toplulukla o zayıf, narin bedenini toprağa verdik o gecenin gündüzünde. Başında döktüğümüz her göz yaşı ardında buruk bir sevinç duydu onun için. Bu zalim dünyanın kahrını çekmeyecekti artık. Başının sıkışması gibi bir derdi yoktu, onun için yanan kalplerimizi çok sever o, bizi böyle görse yeniden dirilirdi eminim ama her şey gibi o da gitti. Kolumuzu kanadımızı kırdı. Üç kırık melek şimdi ikiye dü

