Bir elim çenemde, bir elim de masada ritim tutar halde bay patronu beklerken; zaten oldukça loş olan ortamda, baş ucumda beliren gölge, garip bir şekilde beni rahatsız etmişti. Duruşumu düzeltip başımı kaldırdığımda bu rahatsızlık hissinin ne kadar da haklı olduğunu anlamıştım. Çünkü gölgenin sahibi ;otele girerken bizi ya da sadece beni pis pis süzen adamdan başkası değildi. Yerimde rahatsızca kımıldanıp onu yok saymaya çalışsam da pişkinliğinden gram eksilmeyen adam, geçip karşıma kuruldu. " Seni yalnız bulduğuma çok sevindim. " " Beyfendi lütfen kalkar mısınız, o sandalyenin sahibi birazdan gelecek." " Ama o gelene kadar senden numaranı alacak vaktim var sanırım. " " Değil numaramı, üçün birini bile alamazsın benden. Kalk ulan, çek arabanı hayde. " " Dilimizi bildiğini sanıyordum.

