Sevda / yallah mağarana, dağ ayısı! Dağhan’ın iyi olduğunu öğrenince yüreğime su serpilmişti. Çünkü Vedat abimin ne yapacağı hiç belli olmaz. Serhat abimin attığı dayağa şükretsin. Salona indiğimde yengemlerde, abimlerde toplanmıştı. Beni bu mesele için çağırmışlardı. Hemen çapraz sorguya aldılar. “Dağhan’ı sevdiğin doğru mu?” diye sordu Serhat abi. Bakışlarıyla sanki içimi görebilirmiş gibi bakıyordu. “Ben…” dediğimde lafım yarıda kaldı. Zaten ne diyecektim ki? Sevmiyorum desem orda niye öyle dedin diyecek. Ben niye bu derdi başıma sardım ki? Vedat abim, “Ne sevecek o kazmayı? Sevda ona mı kaldı?” dedi. “Ben bilirim bunun yufka yüreğini, kellesini almayayım diye öyle demiştir.” “Aramızda bir şey yok. Dağhan kendi kendine hayaller kuruyor. Yok yere uğraşmayın, bir daha zaten karş

