Miran Bahar üstünde incecik bir sabahlıkla, biraz utangaç bir tavırla yolumu kesmişti. Hazal görse yine olay çıkardı. Zaten odadan kötü ayrılmıştım, bu da üstüne tüy dikerdi. “Miran abi, ben biraz hastayım da, ben ne yapacağımı bilemedim.” “Neyin var?” “Boğazım ağrıyor, yutkunurken zorlanıyorum. Bir de ateş basıyor, ter attım da demin duş aldım. Biraz ateşim düştü ama boğazım hala çok ağrıyor,” dedi. “Sen salona git, ben muayene çantamı alıp geleceğim.” “Bu halde salona inmesem daha doğru olur. Acaba odamda bakabilir misin?” “Olur, bakarım.” Bahar bizim odanın iki yan tarafındaki odasına giderken çıktığım merdivenleri geri inip arabadan muayene çantamı aldım. Bahar’ın odasına girdiğimde onu yatağın içinde örtüyü boynuna kadar çekmiş halde buldum. Yatağın kenarına oturup “Ağ

