Leyla, boğazına dizilen o düğümü yutkunmaya çalışarak yataktan doğruldu. Odanın içindeki karanlık, az önce gördüğü kabustan daha tekinsiz geliyordu şimdi. Avuç içleri terden sırılsıklam olmuştu. Kendi kendine fısıldadı, sesi odanın boşluğunda yankılandı: "Bu rüya da neydi böyle? Neden şimdi... Neden o?" Leyla, odanın soğuk sessizliğinde öylece kalakaldı. Kalbi hala rüyanın hızıyla çarpıyordu. "Berfin..." diye mırıldandı. Sesindeki nefret, korkuyla karışmıştı. "Ne işin vardı rüyamda? Neden o bebeği senin kucağında, Emre’nin yanında gördüm?" Zihninde Berfin’in o kibirli, her şeyi mahveden yüzü canlandı. Emre’nin hayatındaki o eski sayfa, Leyla için kapanmak bilmeyen bir yaraydı. Emre’nin o bebeği Berfin’den alışını rüyasında neden bu kadar net görmüştü? Yoksa rüya değil, bir uyarı mıydı b

