TANIŞMA

843 Words
Yurt binası geceyi içine çekmiş gibiydi. Dışarıda yağmur hâlâ yağıyordu ama içeride onun sesi bile değişiyordu. Damlalar camlara vuruyor, sonra ağır ağır aşağı süzülüyordu. Her biri kendi yolunu buluyordu ama sonunda hepsi aynı yere varıyordu: aşağıya. Tıpkı insanların da en sonunda bir şekilde yalnızlığa varması gibi. İpek bunu ilk gecesinde anlamıştı. Bu bina, insanı yalnız bırakmak için yapılmamıştı belki ama yalnızlığı öğretmek için çok uygundu. İpek odasında oturuyordu.Yatağın kenarına ilişmişti, tam uzanmıyor, tam kalkmıyordu. Sanki hangi pozisyonda olacağını bile bilmiyordu. Küçük çantası hâlâ açılmamıştı. Fermuarı kapalıydı. İçinde ne olduğunu biliyordu ama açarsa bir şeylerin geri gelmeyeceğinden korkuyordu. Annesinin kokusu. Babasıyla son bayram. O arabanın içindeki son an… İnsan bazı şeyleri hatırlamak istemez ama unutmak da istemez.İpek tam o noktadaydı. Elleri dizlerinin üstünde duruyordu. Parmakları hafifçe birbirine kenetlenmişti. Sıkmıyordu ama bırakmıyordu da. Sanki bir şeyleri tutuyordu hâlâ. Belki de artık var olmayan bir şeyi. Kapı kapalıydı. Ama tamamen sessiz değildi oda.Koridordan gelen ayak sesleri vardı. Arada bir kapı açılıp kapanıyor, metalin o ince sesi havaya karışıyordu. Uzaklardan bir çocuk sesi yükseldi. Ağlama sesi. İnce, kırılgan, kesik kesik… Sonra sustu. Belki biri susturdu. Belki kendi sustu. Burada kimsenin ağlaması uzun sürmüyordu.İpek başını kaldırmadı. Dinledi. Sadece dinledi. Gece ilerledikçe oda daha da küçülüyor gibiydi.Duvarlar yaklaşmıyordu aslında ama his öyleydi. Sanki nefes aldığı alan daralıyordu. Yatağın üstüne uzandı sonunda. Yorganı çekmedi. Üşüdüğünü fark etti ama umursamadı. Gözlerini tavana dikti, tavan bembeyazdı. Ama o beyazlık temiz değildi. Boştu. Hiçbir şey anlatmayan, hiçbir iz taşımayan bir boşluktu.İpek gözlerini kapattı ve hemen açtı.Çünkü gözlerini kapattığı an, başka bir görüntü geliyordu.. Yağmur. Farlar. Annesinin sesi. Ve sonra— İpek bir anda nefesini tuttuğunu fark etti. Göğsü sıkıştı.Derin bir nefes almaya çalıştı ama sanki hava yetmiyordu. Ellerini yorganın üstünde aradı, sonra sıkıca tuttu. Parmakları titremeye başladı. “Geçti…” diye fısıldadı kendi kendine. Ama geçmemişti.Hiçbir şey geçmemişti. Sadece durmuş gibiydi ve her an yeniden başlayabilirdi. Kapı çok hafif aralandı ama İpek başını çevirmedi. Ama biri vardı. Hissetti. Küçük, tereddütlü adımların sesi yaklaştı. Yatağın kenarında bir gölge durdu. Sonra ince bir ses geldi. “Uyuyamıyor musun?” İpek cevap vermedi.Sesi tanımıyordu ama korkmadı da.Sadece… konuşmak istemedi. Kız bir süre bekledi.Sonra yatağın kenarına oturdu. İzin istemedi. Ama zorla da değildi sanki o an yapılması gereken şey buydu. “Ben de bazen uyuyamıyorum,” dedi. Sesinde bir şey vardı , ağlamış ama alışmış gibi.İpek yavaşça başını çevirdi küçük bir kızdı. Saçları omuzlarına dökülüyordu. Gözleri büyüktü. Karanlıkta bile dikkat çekiyordu. Ama en çok bakışları… fazla sakindi. Adını bilmiyordu henüz.Ama yalnız olmadığını ilk o an fark etti. “Sen yeni geldin,” dedi kız. Bu bir sorudan çok tespitti.İpek başını çok hafif salladı.Kız biraz daha yaklaştı. “Ben Eylül.” İpek dudaklarını araladı.Bir an ses çıkmadı. Sonra çok kısık bir şekilde: “İpek.” İsimler havada asılı kaldı.Tanışma buydu. Ne el sıkışma vardı, ne gülümseme. Sadece iki ismin birbirine değmesi. Eylül başını salladı. “Burası geceleri daha zor oluyor,” dedi. İpek gözlerini tekrar tavana çevirdi. “Gündüz de kolay değil.” Eylül hafifçe omuz silkti. “Alışıyorsun.” İpek içinden o kelimeye yine tepki verdi. Ama bu sefer sesli söylemedi. Sadece sustu. Eylül kalkmadı. Bir süre daha oturdu hiç konuşmadan. Ve sonra sessizce kalkıp gitti.Kapıyı kapatmadı.Aralık bıraktı.İpek o aralıktan gelen loş ışığa baktı uzun süre.O ışık çok güçlü değildi.Ama tamamen karanlık da değildi.O gece uyumadı.Ama artık tamamen yalnız da değildi. Sabah olduğunda her şey daha gerçekti. Gece, acıyı büyütüyordu.Gündüz ise onu görünür yapıyordu.Yemekhaneye indiğinde kalabalık vardı.Ama bu kalabalık gürültülü değildi. Herkes hızlıydı.Herkes bir şeylere yetişiyordu sanki.Ama kimse nereye gittiğini bilmiyordu.İpek tepsisini aldı.Yemeklerin ne olduğunu tam anlamadı bile.Bir köşeye oturdu.Kimse yanına gelmedi. Sonra biri geldi. Sessizce. Eylül. Karşısına oturdu.Hiçbir şey söylemedi. Sadece oturdu.İpek kaşığı eline aldı. Ama kaldırmadı.Eylül baktı. “Yemeyecek misin?” İpek başını hafifçe salladı. “İstemiyorum.” Eylül ısrar etmedi.Ama gitmedi de. Bir süre sonra kaşığı aldı.Kendi yemeğinden bir lokma aldı.Sonra İpek’e uzattı. “Bir tane.” İpek baktı. O kaşığa değil… Eylül’e. Bir süre düşündü.Sonra aldı.O gün hiçbir mucize olmadı.İpek birden iyi hissetmedi. Ama… ilk defa bir şey yaptı.Ve bu, küçüktü ama önemliydi.Günler yavaş geçti.Çok yavaş. İpek konuşmamaya devam etti. Ama artık tamamen sessiz değildi.Bazen tek kelime söylüyordu.Bazen sadece başını sallıyordu.Eylül hep yanındaydı.Ama hiçbir zaman zorlamıyordu.Bu onun en farklı yanıydı.Birlikte oturuyorlardı. Bazen bahçede. Bazen koridorda. Bazen odada. Bir gün yağmur yine başladı.Eylül dışarı çıktı.İpek camdan izliyordu.Eylül elini açtı. Yağmur damlaları avucuna düştü. Gülümsedi. “Gelsene,” dedi. İpek tereddüt etti.Sonra çıktı.Yağmur saçlarına değdi. Soğuktu. Ama canını yakmadı. Eylül ona baktı. “Yağmur kötü değil,” dedi. İpek yavaşça cevap verdi. “Sadece hatırlatıyor.” Eylül neyi hatırlattığını sormadı.Sadece başını salladı. İşte o an… İpek ilk kez anlaşılmış hissetti.Gece olduğunda yine kabus geldi.Ama bu sefer farklıydı.İpek uyanmadan önce bir şey hissetti. Bir sıcaklık. Gözlerini açtığında Eylül yanındaydı. Uyuyordu.Ama eli İpek’in kolundaydı. İpek o eli çekmedi. Sadece baktı. Ve ilk kez… ağladı. Sessizce. Gözyaşları yastığa aktı.Ama bu sefer farklıydı.Bu ağlamak…yalnız değildi. Sabah olduğunda hiçbir şey değişmemişti. Ama her şey biraz daha hafiflemişti. Cemal Bey uzaktan onları izliyordu. İki küçük kız. Aynı yatağın kenarında oturmuş. Hiç konuşmadan…ama birbirini anlayarak. Adam hafifçe gülümsedi. Çünkü bazı bağlar…kurulmazdı. Sadece olurdu. Ve o bağ… pamuk ipliği kadar inceydi. Ama kopmuyordu.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD