23

2082 Words

26 Ekim, Çarşamba sabahı, 07:38. "Cennet? İyi misin?" Dedi kuşku barındıran bir ses tonuyla. "E-evet iyiyim," diye mırıldandım. Arkaya baktığımda yatağın üzerindeki pikeyi çekerek kan lekesinin üzerini kapattım. Ellerimi eşofmanımın arkasına tutup, sanki görüyormuş gibi utandım. Bana doğru adımladığını gördüğümde korkuyla gerileyip yatağa oturacakken, elini belime sarıp beni yakaladı. Çatık kaşlarının altından beni süzerek, "Neyin var?"diye sordu, meraklı bir sesle. "Gerçekten iyiyim," dedim yalandan gülümsemeye çalışarak. "Sen git, ben üzerimi değişip hemen aşağıya iniyorum. Söz veriyorum." Dedim ikna etmeye çalışarak. Yanağımı avuçlayıp yüzümü yukarıya kaldırırken, "Hastalandın mı yine?"diye sordu, dikkatli bakışlarını yüzümde gezdirerek. Histilindin mi? He hastalandım. Ne yapacaks

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD