Özgürlüktü adım, ancak ne ruhum, ne de bedenim onunla tanıştığım andan itibaren hiçbir zaman özgür olamadı. Olamadık. "Git o patronun olacak adama söyle, artık sizinle iş falan yapmak istemiyorum! Dediğimi yap!" dedim gözlerinin içine bakarak. O, ne demek istediğimi anlayacak kadar zeki bir adamdı, tıpkı Alparslan gibi. "Sen tüm şartları kabul ederek buraya geldin, öyle değil mi?" diye sordu gözlerime bakarak. Kara gözlerini kısmış, bakışlarıyla göz bebeklerimi delmek istercesine bakıyordu. "Kolumu bırak, bana şiddet uyguluyorsun farkında mısın?" diye sordum, gözlerimi iyice kısıp, kolumu çekiştirerek. Bu adam beni ufacık bir hareketiyle bile delirtmeyi başarıyordu. Başını iki yana salladı. "Ben de bu cevabı bekliyordum," dedim ve ani bir hareketle dizimi erkekliğine geçirdim. Bu da

