Dilan Babamın gidişine yıkılırken Vedat ile Serhat’ın atışmasıyla yüzümüz hiç olmazsa birkaç dakika gülmüştü. Vedat abi Serhat’ı kaldırıp yere atarken hiç acımamıştı. Bir de Serhat’ın belini tutup ahlayıp vahlamasına eğlenerek bakmıştı. Serhat belini tutarak iki büklüm olmuşken Vedat abi dalgasını geçti. “Dilber kimmiş görelim bakalım. Az daha eğil, öne doğru kıvır şimdi,” dedi. “Piçliği bırak Vedat. Böyle bir günde yaptığın iş mi?” “Nasıl bir günde?” “Böyle işte… Dilan’ım beni sevdiğini söyleyip elimi tutmuş sen tüm karizmamı yerle bir ettin. Kalıbıma tükürseler yeridir.” Serhat’ın bunu düşünmesine inanamıyordum. Kolumu beline sardım. Koltuğunun altına girerek “Ben sana yardım edeyim,” dedim. “Bilseydim böyle imdadıma koşacaksın Vedat’ı günler önce delirtirdim.” “Gel şöyle uza

