Kahvaltı masasında zeytinler bana sırıtıyordu sanki, peynir desen dil çıkarıyordu. ‘Pamukçuk var sanki, ağız spreyi kullan kardeş,’ dedi kafamdaki ses. Vedat bana dönüp “Bir şey mi dedin Serhat? Kimde pamukçuk var?” diye sordu. “Beynimde,” dedim omuz silkerek. Sevda karşımıza oturdu. Gülay’da bebeğiyle geldi. Vedat masaya dünki kağıdı koyup “Bu DNA sonucu,” dedi. “Ne için?” “Berkay ile babamın kan bağı var mı diye dün test yaptırdık. Serhat ikisinden de saç örneği almış…” Sevda gergin bakıyordu. Kağıdı eline alıp okudu. Dün gece tıpkı benim baktığım gibi kağıda bakıyordu. “Berkay kardeşimizmiş… Yani her şey doğru…” dedim üzgün bir halde. Sevda ağlamaya başlamıştı. Henüz onlara babamızın annemizi öldürdüğünü söyleyememiştim ama söylemem lazımdı. Daha fazla saklamanın bir anlamı

