Hapis edileceğimi düşünürken, beni oldukça konforlu bir odaya kapatmışlardı. Arkadaşlarıma ne olacağını bilmiyordum ve onlar için endişelenmeye başlamıştım. Az sonra nerathiel odaya girdi. Neler olduğunu kavrayamıyordum yine hangi lanet şey yüzünden burada olabilirdim acaba?!
“Uyanmışsın melekcik” dedi kibirli bir tonda sesini yeniden duymak aklımda bir şeyleri kurcaladı ve tanıdık olan bu ses biri ile bağdaşmıştı sonunda.
“Sen?….” Emin olmaya çalıştım “ben göklerden düşmeden önce zindanda konuştuğum kişi olabilir misin acaba?” Güldü, “geçde olsa aklın çalışıyor…” dedi alayla sinir olmuştum benimle derdi neydi!
“Benden ne istiyorsun arkadaşlarım iyi mi?”
“Hmmm” dedi gerçekten merak uyandıran bir tonda “onların iyi olup olmaması sana bağlı ember dediklerimi kabul edersen serbest kalacaklar”
“Hala benimle ne derdin var söylemedin!” Diye yükseldim bir yandan iyi olmaları içimi rahatlarmıştı.
“Dünya üzerinde böyle bir şeyi kabul edecek pek fazla melek yoktur hatta hiç yoktur ama sen….” Diye duraksadı, “nasıl desem çok safsın aptallık derecesinde hemde”
“Aptal filan değilim! Hem-“ lafımı bitiremeden araya girdi.
“Aah değil misin? Annen amaya seni kandırıyordu ember, evet meleklerin melez çocuklar yapması yasaktır ama ölümü gerektirmez sırf daha fazla statü sahibi olmak için seni hapis etti…. Kuralları çiğneyen melekler daima hor görülür altta kalır. Senin gibisi fazla yok melekler itaatkardır o yüzden kuralları çiğneyenleride çok azdır annen amayada o azınlıkta.” Yüzümdeki şok ifadesinden memnundu
“düşmen için darrelin babası çok fazla diretti oğluna layık değildin. darrel itiraz etmedi, çünkü sadece seninle oynadı. Anlarsın ya biraz ateşli şeyler yaşamak yatağında aptal bir kızla eğlenmek istedi ve sende kalbini ve bedenini henüz yeni tanıdığın birine öylece sundun!”
Kelimeleri beynime bir ok misali saplanıyordu itiraz en kolay seçenek gib gelmişti, “yalan söylüyorsun! Darrel yapmaz o bir melek değil mi!” Dedim kendimi inandırırcasına.
“Melekler şerefsizin tekidir!” Diye karşılık verdi hemen yere çöktüm duyduklarım ile.
“Yalan söylüyorsun amacınher neyse! Sen…. benim kafamı karıştırmaya çalışıyorsun!”
“Hayır meleğim ben anlaşma yapmaya çalışıyorum sen eğer benimle beraber bu yolu yürürsen sana her şeye ulaşabileceğin bir gelecek vadediyorum”
Ama şimdi taşlar yerine oturuyordu işte. Annemin garip davranışları darrelin ikide bir kaybolması kalbim yalan diye haykırsa bile mantığım doğru olabileceği ihtimalini savunuyordu.
“Herşey boşunaymış bunca zaman onun için kendimi hırpalamışım…” kalbim sökülüyor gibi acıyordu.
“Sana ölümsüzlüğü verebilirim ember arkadaşlarını bırakırım küçük bir bedel karşılığında sana inanılmaz bir güç bahşedebilirim!”
Kalbim hâlâ göğsümde parçalanıyordu. Ama gözyaşlarımın arasından ona baktım. Yüzündeki o kendinden emin ifade… Sanki kazanmış gibiydi.
“Bedel ne?” dedim sonunda. Sesim kırılmıştı ama geri adım atmadım.
Nerathiel’in dudakları yavaşça kıvrıldı.
“Ah… sonunda doğru soruyu sordun, meleğim.”
“Efendim zincirli.” dedi alçak bir sesle. “Yüzyıllardır. Artık serbest kalmalı!”
“Ne demek istiyorsun?”
“Bizim babamızdır.” dedi adını fısıldar gibi. “Onu serbest bırakabilecek tek şey gönüllü, melek kanı taşıyan birinin mührü bozması.”
Geri çekildim.
“Melek kanı…?”
“Saf iradeyle kanını sunan bir melek. Zorla değil. Korkuyla değil. İhanetle değil. Kendi isteğiyle.”
Başımı iki yana salladım. “Ben neden—”
“Çünkü bunu yapacak melek dünyada yok. Tabi başka biri de olabilir ama ne melez nede düşmüş olanlar bile buna cesaret edemez!”
“Ben neden edeyim?”
Nerathiel’in bakışları derinleşti.
“Çünkü sen kanına rağmen bir taraf seçebilirsin, sana ihanet edenleri korumak zorunda değilsin. Kaybedecek hiçbir şeyin yok senin. Hem çıkarlarımız da uyuşuyor”
“Tam olarak ne yapacağım peki?”
“Son adım… en zor olanı.” Bir adım yaklaştı. “Mührü kırdığında güç boşluğa dağılacak. O gücün dünyada kalabilmesi için kancaya ihtiyacı olacak onu dünyada tutabilecek bir kancaya efendimin ruhunun bir kısmı senin bedeninde hayat bulacak bu sayede. Sen kapıyı açtıktan sonra 13 lü cumada onu karşılayacağız ve o zaman dünyaya gelmesine hiçbir mani olmayacak”
Boğazım düğümlendi.
“Ruhunun… bir parçasını mı?”
“Evet.” dedi sakin bir şekilde. “Bu, seni öldürmez. Ama seni değiştirir. Artık ne tam melek olursun ne de insan. Güç seni yakabilir… eğer yeterince güçlü değilsen.”
“Ya başaramazsam?”
Gülümsedi.
“O zaman hem sen hem arkadaşların hem de benim efendim sonsuza kadar mühürlü kalır.”
Odanın ortasında karanlık bir sembol belirdi. Dönen, eski bir mühür işareti. İçinde altın ışık çarpışıyor, dışı siyah dumanla çevriliydi.
“Görev kolay değil.” dedi Nerathiel. “Mühür, Unutulmuşlar Geçidi’nde. Oraya ulaşmak için üç eşiği aşman gerekiyor.”
Parmaklarını kaldırdı.
“İlki: Hafızaların Aynası. En büyük pişmanlığınla yüzleşeceksin. Gerçeği inkâr edersen orada kalırsın.”
“İkincisi: Kan Terazisi. Melek kanını sunan gerçekten gönüllü mü yoksa birini kurtarmak için zorla mı veriyorsun… bunu tartacak.”
“Üçüncüsü…” sesi alçaldı, “Ruh Çatlağı. Efendimin ruh parçası sana dokunduğunda hayatta kalabilecek misin? İşte kim olduğun orada belli olacak.”
Dizlerimin üzerinde doğruldum. Bu bana çok kötü bir fikir gibi geliyordu.gerçekten dünyadaki kötülüğün atasını serbest mi bırakmalıydım?”
“Başka birini bulabilirsin eminim ben olmak zorunda değilim” dedim kararlılıkla.
Bir anlığına yüzündeki kibir kayboldu.
“Senden çok şey alan melekler için mi!! iblisleri iki yüzlü ve kötü olmakla suçlarlar peki ya amaya? Yada darrel!?sana yalan söylediler. Katy de bir melek ama arkandan gölge iblislerini o yolladı? Bence hepimiz yeterince yozlaştık o şerefsizlere haddini bildirecek biri gerekiyor! Onlara göre acınası varlıklarız ama bizden aşağı kalır yanları yok buna rağmen kendilerini yüceltmeleri midemi bulandırıyor!”
“Yinede” dedim sakince, bu senin problemin beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor tüm bunlara karışmak zorunda değilim!” Dedim kollarımı göğsümde birleştirerek.
“Sana fırsat sunuyorum ember! Hayatının fırsatı! Annen ve darrelden intikam almak istemiyor musun!?”
“Canları cehenneme onlar acı çeksin diye öyle büyük bir kötülüğü dünyaya salar mıyım!? Saf olduğumu söyledin ama o fırsatım yokken en yakınıma güvendiğim içindi şimdi gözlerim var her şeyi görüyorum ve bunu asla yapmam!”
Son çıkışımla gözleri öfke ile parladı beni oldukça aptal sanmıştı sanırım ama kendini dizginledi
“Gidebilirsin ember arkadaşlarınla beraber hemde ama fikrin değişecek başına kötü şeyler gelmeden bize katılmanı dilerdim!”
“Kendimi korurum!” Dedim bırakacağını sanmıyordum blöf yapıyor diye düşünürken, bir anda hepimiz salındık cidden bu kadar kolay mı pes etmişti?
……………………
Nerathiel haince güldü bu şeyin işe yaraması için onu zorlayan kendi olmayacaktı. Babasını daha sonrası için kullanacaktı öyle muazzam bir gücü alıp gidemezdi onu tutmak için koz olarak kullanacaktı kaeli. bu yüzden göklere bir haber fısıldamalarını emretti: ‘melez ember iblislerle iş birliği yapıyor ve kötülüğün babasını o hapisten kurtaracak’
Haber ışık hızında yayıldı üst düzey yetki sahibi serafimler bile olaya dahil oldu onunla yakın temas kumuş olanlar özellikle mercek altına alındı başta amaya ve darrel. Onların suçsuz olduğunu anlamak için hapis edildiler. İkisininde kalbi o salak kıza karşı kin ve nefret doldu. Bir süre sonra suçsuz oldukları anlaşıldı fakat hala sadakatlerinden emin olamadıkları için ve emberin koşulsuz güvenebileceği insanlar oldukları için onları bir görve gönderdiler.
Dünyanın sonu gelebilirdi ve bu iş kimsenin insiyatifine kalamayacak kadar önemliydi. Bu yüzden gökler emberin kaderini ikinci kez yazmıştı; Meleze Ölüm..