21. BÖLÜM: NEFESİN TADI ARAS (CERRAH) Kaburgalarımdaki sızı, ruhumdaki o derin boşlukla yarışıyordu. Gözlerimi açtığımda karşılaştığım o nemli pansiyon odası, hayatım boyunca kaldığım en lüks malikanelerden daha gerçek geliyordu. Çünkü başucumda Dila vardı. Bana bir katile bakar gibi bakan ama elleri yaralarımı bir azize gibi saran o kadın. "Gözlerimin içine bak ve yalan söylemediğini kanıtla," dediğinde sesi titriyordu. O an içimdeki o karanlık, yıllardır uyuyan o vahşi hayvan uyandı. Suçluluk duygusu yerini saf bir sahiplenme içgüdüsüne bıraktı. Onu enseden tutup kendime çektiğimde, aramızdaki o elektrikli sessizlik odadaki oksijeni tüketti. Nefesi, tütün ve hastane kokusu karışımıydı; benim için dünyanın en pahalı parfümünden daha sarhoş ediciydi. "İnanma," dedim dudaklarına doğru.

