Salondaki herkes, ekranda beliren o nefret dolu yüzle donup kalmıştı. Elif Yüzbaşı'nın açtığı televizyondaki görüntü, adeta bir kabusun başlangıcıydı. Kara, kırık elini kameraya doğru sallarken, yüzündeki morluklar ve alnındaki kan izi, geceki operasyonun bedeli olarak görünüyordu. Belliki zoraki kaçmıştı. Ama gözleri, saf bir kin ve öfkeyle parlıyordu. Onu izleyen herkesin içine korku salan bir ses tonuyla konuşmaya başladı. "Duyun lan beni!" diye gürledi Kara'nın sesi, televizyonun hoparlöründen yankılanarak. "Duyun hepiniz! Bu gece, o lanet olası operasyonda, Lider'imiz şehit düştü. Ama bu bizim sonumuz değil, aksine bir başlangıç! O ibne polisler ve orospu çocukları askerler, zafer kazandıklarını zannediyorlar. Götleri kalkmış! Unutmayın ki, intikamımız daha alınmadı, arkadaşlarımızın

