Üç gün sonra... Kapının gıcırtısı geceyi yırttı. Ezo, başındaki kırmızı tülden içeri giren Rezvan Ağa'yı götünce heyecan ve korkuyla başını önüne eğdi. Heyecandan kuş gibi çırpınıyordu. Sakinleşmek adına ellerini birbirine geçirdi. “Ezo…” Rezvan Ağa'nın dilinden ismi döküldüğünde irkildi. Başını kaldırdığında gördüğü yüz, sevdiği adamın yüzüydü. Gözleri yeniden yeri bulurken Rezvan Ağa, Ezo'ya yaklaştı. Ezo, yataktan kalkıp Rezvan Ağa’nın karşısında dursa da ayakta duracak hâli yoktu. Rezvan Ağa, Ezo'nun elini tutup beraber yatağa geri oturdu. Bu hareketle Ezo'nun heyecanı katlanırken Rezvan Ağa, karısının heyecanını görebiliyordu ve onu sakinleştirebilmek adına aceleci olmamaya özen gösteriyordu. “Ezo!” Rezvan Ağa, elini çekip cebinden yüz görünürlüğünü çıçıkardıAltın kolyeyi uzatırk

