Günün aydınlanmasına bir saat kadar kalırkrn gözleri yavaş yavaş açıldı. Lakin bedeni ona ait değil gibiydi. Kolları, bacakları… Sanki ağırlıkla mühürlenmişti. Ancak ayağa kalkması gerekiyordu! Ölmedikçe güçsüz bir biçimde yatakta yatamazdı! Nefesini seslice verip yataktan doğrulmaya çalıştı ama kalkamadı çünkü göğsünde bir ağırlık vardı ama hastalığın verdiği ağırlık değildi. Gözünü göğsüne indirdiğinde göğsünde gördüğü başla kaşları ânında çatıldı. “Kalk!” diye emredercesine konuştuğunda Roza'dan ses gelmemişti çünkü gece o kadar yorulmuştu ki bedeni uykuya açtı. Rezvan Ağa, Roza’nın tepki vermemesiyle sinirleri bozulurken yataktan kalkmaya çalıştı. Roza'nın kafası yatağa doğru kayarken başından aşağı, kucağına düşen bezi eline alıp fırlattı. Sıcaklığını düşürmek için konulan diğer

