Yanan ateşin üzerindeki tavayı elimdeki bezle alarak tezgahın üzerine taşıdım. Hazırladığım güzel poğaçaları ve börekleri geniş bir tabağa yerleştirdim. Yarım bıraktığım salatalıkları kesme tahtasının üzerinde doğrayıp onları da tabağa yerleştirdim. “Hanım ağam, siz ne yapıyorsunuz?” İçeri giren Mehtap’ın sesini duyduğumda işimi bırakarak ona döndüm. “Günaydın Mehtap. Kahvaltı hazırlıyorum.” dediğimde şaşkınlıkla tezgahın üzerinde duran hazırladığım yemeklere baktı. “Ama biz hazır ederdik, hem bugün de geç kalmadık halbuki-” “Ben hazırlamak istedim. Zaten işim bitti. Sadece çayı demlersiniz, sofrayı da kurarsınız.” dediğimde, başındaki eşarbın uçlarını sıkıştırarak, ocağın üzerinde kaynayan suya baktı. O sırada içeri giren Gülsüm’ü gördüm. Beni burada gördüğüne şaşırmış olacak ki ince

