Fatih beni odasına getirmişti. Bu odaya daha önce de gelmiştim. Bayıldığım zaman uyandığımda bu odada uyanmıştım. Bana Hareme gir dediği odaydı. Onun kokusu odayı her yerindeydi. Köşe de minderlerin üzerine oturduk. Fatih bana bakıyordu ben de yerde ki halıyı inceliyordum. Kalbimi dinleyip buraya geldiğim için hata yaptığımı düşünüyordum. Ben Fatih için ailemden vazgeçmiştim. Ama bir şey atlamıştım ben onu başkalarıyla paylasmak zorunda kalacaktım. Bizim zamanımız da böyle bir şey yoktu ki. Kim kabul edebilirdi böyle bir şeyi. Evet bu zamanda yaşayanlara göre normal bir şeydi. Ama bizim zamanımız da kabul edilebilir bir konu değildi. Ya ben de o cariye gibi olursam diye düşünmeden edemiyordum ve bu benim kalbimi çok yakıyordu. "Ne düşünüyorsun ? " Bakışlarımı Fatihe cevirdim. Ne diyece

