Okulun çıkış zili, zihnimde yankılanan binlerce sorunun arasında kulaklarımı tırmalayan bir gürültüyle çaldı. Bahçeden çıkarken adımlarım her zamankinden daha yorgundu. Ateş’le geçirdiğimiz o yoğun, tutku dolu gecenin izleri hala tenimde, uykusuzluğun ağırlığı ise göz kapaklarımdaydı. Okul kapısının önüne çıktığımda, caddenin kenarında duran o simsiyah, camları tamamen karartılmış lüks jipi gördüm. Kalbim heyecanla tekledi. "Ateş," diye mırıldandım içimden. Beni almaya gelmişti. Adımlarım hızlandı, yüzümde istemsiz bir gülümseme belirdi. Ancak aracın arka kapısı açılıp dışarı çıkan silueti gördüğümde, o gülümseme dudaklarımda dondu. Gelen Ateş değildi. Karşımda, o gün malikanenin salonunda Ateş’le fırtınalar koparan o kadın duruyordu. İsmi neydi? Zihnimin derinliklerini yokladım... Serr

