İnsanda bitkiler gibi gün ışığına muhtaçtır. Işıl ışıl bir çiçek gibi açar. Mutluysa parlar, yeni bir haber aldıysa gülümser. Hayatında olumlu bir şey varsa ve bunun farkındaysa bir çiçek gibi açar. Işık saçma sırası ona gelmiştir çünkü. Eh kolay değildir öyle çiçek açmak. Dikenler kanatır önce. Sanırlar ki, diken sadece tutmak isteyinin elini kanatır. O iş öyle değil. Önce çiçeğin canını yakar. Bağrını delerek çıkar dışarı. Çiçeği korumaktır amacı, ama acı çeken çiçek bunu anlamaz. İnsan da öyledir. Çektiği acıların onu daha güçlü yaptığının farkında olmaz. 'Neden ben?' diye kendini yıpratır. Yakında çiçek açacağını bilmeden kendisini dipsiz bir karanlığa mahkum eder. Ne güneşin parlaklığı, ne de mevsimler ona etki etmez. "Hayırdır kız ne bu halin?" "Ne var halimde amca?" Giydiğim

