Aynı saatlerde duşunu almış, üstüne en sevdiği pijamalarını geçirmiş mutfakta bir şeyler atıştırmakla meşguldü Ömür. Hem yeyip hem de bir tabak hazırlıyordu. Annesiyle babası dertleşmek üzere yatak odalarına kapanmış, Ömer ise eve geldiği gibi kendini yatağa atmıştı. "Hadi bakalım pisicik senin karnını doyuralım," diye mırıldanıp kapıya yöneldi. Anahtarı dışardan takıp sessizce kapıyı çekti. Babasının ahşap atölyesi olarak kullandığı bodrum kata indi ve demir kapıyı anahtarla açtı. "Immmmmm ıııımmmm!" Kapıyı kilitleyip arkasını döndü. "Ya sen ne tatlısın miyavlamaya mı çalışıyorsun?" diye sorduğu ne yazık ki bir kedi değil sandalyeye bağlı bir adamdı. Onu görünce bağlı ağzına inat bir şey homurdanan adama doğru yürüyüp elindeki tabağı kenara bıraktıktan sonra adamın ağzındaki bağı çöz

