16. Bölüm

1712 Words
Yazardan, Elif , odasında yalnız olmanın rahatlığı ile telefonunu çıkardı gece on ikiyi geçmişti. Annesi ve babası uyuyordu. Ablası ise yakın bir arkadaşımda gece kalacağını söylemişti ve bu gece yoktu. Telefonun , galeri kısmına girip önüne sergilenen dosyanın görüntülerini tek tek en ince ayrıntısına kadar okudu her okuduğu gözlerini doldurup büyüttü. Mustafa küçücük yaşta neler yaşamıştı böyle... Hapiste olduğu zamanlarda sırtında sigara bile söndürecek kadar zalim insanlar çıkmıştı karşısına , ailesi katledilmişti. Üstelik Elif sadece rant için rakip sanıyorken Nedim Kavaklızade tarafından olmuştu bunlar. İşin sonu elbette babasının dediği gibi Mustafa'nın karanlık işlere bulaşmasıyla bitiyordu. Ama kimse onun geldiği yolu görmüyor muydu gerçekten? Elif, Mustafa'yı sevdiğini net bir şekilde anlamıştı. Üstelik babası fazla ilerlememiş olsada Mustafa üzerinden bir operasyon yürütüyordu. Mustafa'nın sınırdan gelecek olan tırları kontrol edilecekti. Dosya sonunda not dğşürülmüştü bu ve geleceği tarihte yazılmıştı. Elif , usulca inceledi. Eğer tırlarda uyuşturucu madde ele geçirilirse Mustafa ülke gündemine uyuşturucu baronu yakalandı olarak geçip bomba gibi düşecekti. Mustafa üzerinden anlamış oldu ki Elif ,hiç de iyi niyetli planlar dönmüyordu. Çünkü eğer uyuşturucu madde bulamazlarsa bu Mustafa'yı aklayacaktı. Fakat şöyle bir durumda vardı. Mustafa başına ne gelebileceğini tahmin eden öngören Zeki bir adamdı. Bu bilgileri emniyete Mustafa'nın hayatı da dahil olmak üzere Tahir Göktaş vermişti. Babası Elif için endişelenirken aynı bataklıkta ablasının da patronu vardı ve babası bunu görmemişti. Hemen kalkıp bilgisayarının başına geçti ve Tahir Göktaş'ı araştırmaya koyuldu. Tam da tahmin ettiği gibi aynı Mustafa gibi dışarıdan saygın bir iş adamı olarak görünüyordu fakat bu insanlar yeraltı dünyası dedikleri delikte bir güç savaşındaydı. Tahir denilen adamı Elif geçmişte iki defa görmüştü birincisi ablası vesilesi ile tanışmış ikincisi ise şirkete gelmişti. Hatta kendisini görüp selam verdiğinde bu Mustafa'nın hoşuna gitmemişti. Mustafa'nın hayatı apaçık gözünün önündeydi ve ne olursa olsun Elif, Mustafa'yı tanıyor masum olduğuna inanıyordu. Bu nokta da araştırılması ve üzerine düşülmesi gereken isim Tahir Göktaş'tı. Elif internet üzerinde Tahir adına bir haber ile karşılaştı bu haber geri plandaydı ve çok eskiydi. Gündeme bomba gibi düşmesi beklenilen cinsten ama sadece yıllar önce daha kendisi Karahanlı Holding ile tanışmadan önce yapılmış ve üstü örtülmüş bir haber. Elif merakla üzerine bastı. Başlıkta 'Mafya Hesaplaşması' yazıyordu. Tahir'in uzaktan çekilmiş bir fotoğrafı vardı ,bir adamı yere doğru ellerinden bağlatıp diz çöktürmüş ve başına silah dayamıştı. Elif tam tahmin ettiği gibi Tahir'in daha tehlikeli olduğu ile ekranın fotoğrafını çekti her ihtimale karşı. Mustafa'yı öfkeliyken görmüştü. Ama bir insana zarar verirken asla. Çalışanlarına karşı çok sabırlı , adaletli ve mütevaziydi. Şimdi sırada ablasının içinde olduğu tehlikeyi babasının gözüne sokmaktı. Ertesi sabah olduğunda Elif yarım yamalak aldığı uykusuyla, kahvaltısını yapan ve çıkmak üzere olan babasının önüne telefonunu açıp bıraktı. Mehmet bey , kızına bakıp "Bu ne?" diye sordu. "Yıllar önce çekilmiş bir fotoğraf ve haber diyelim. Üzeri kapanıp örtülmüş ama şans eseri denk geldi bana. Tahir Göktaş'ın mafya hesaplaşması." dediğinde Elif, babası "Eee Elif?" diye gıcık olacağı bir rahatlıkla konuştu. "Baba Allah aşkına yapma! beni patronum mafya diye işimden ettin. Şimdi ise en azılı olanı bu adam ve ablam bu adamın yanında çalışıyor. Gerçekten benim için gördüğün tehlikeyi onun için görmüyor musun?" dedi. "Elif, sen benim kızımsın, sana zarar gelmesini istemedim. Ablanla senin durumun farklı , o şirkette ablan, Tahir Göktaş'a yakın bir pızisyonda çalışmıyor. Tahir Göktaş ablanı görse tanımaz bunun üzerinden bana vicdan yaptıramazsın." dedi Mehmet bey, Elif çıldırmak üzereydi. parmağı ile hemen dosyanın görüntülerini açtı. Dişleri arasından, " Mustafa'nın , Tahir'den daha çok masum olduğuna inanıyorum. Ve sen boşu boşuna beni işimden ettin. " dedi. Mehmet bey gördüğü görüntüler ile ayaklanıp öfke ile " Sen benim yanıma özel dosyalarımın fotoğrafını çekmek için mi geldin?" diye kükredi adeta. " Evet " dedi Elif, Mutfaktan koşturarak Seda hanım gelip " Ayy yine ne oldu girdiniz birbirinize?" korku dolu gözlerle baktı. Mehmet ceketini aldı ve parmağını kızına doğru salladı. " Haddini aşma Elif, sen ve ablan bir değilsiniz. Dur artık." deyip çıkıp gitti. Elif yumruklarını sıkıp bir karar aldı içinden Mustafa'ya gitmeliydi. Apaçık konuşmalıydı onunla. Odasına geçip alelacele hazırlandı ve annesinin sorgulamalarına yarım yamalak cevap verip çantasını aldığı gibi çıktı. Seri adımları ile durağa varıp Halk otobüsünün gelmesini sabırsızlıkla bekledi. O sırada Mustafa , ana şirkette çayını yudumlayarak, bilgisayarından çalışmalar yapıyordu. Kapısı tıklatıldığın da yeni asistanı Gözde, Mustafa'nın 'gel' komutu ile içeriye girdi. Topuklu ayakkabılarının sesi zeminde yankılanarak elindeki zarf ile yüzüne bile bakmayan patronuna cilveli adımlar attı. "Efendim size bir zarf geldi." diyerek büyük göğüslerini Mustafa'nın görmesini sağlayacak şekilde eğilip önüne bıraktı. Mustafa , genç kıza dikkat dahi etmeden o sırada telefonuna gelen mesajla Gözde'ye "Tamam Gözde çıkabilirsin" dedi. Genç kız, şirketteki bütün erkekler kendisine hayran olup içine düşerken , patronunun bu umursamaz tavırlarına sürekli bozuluyordu. Başını sallayıp gerisin geri çıktıktan sonra , Mustafa mesajı açtı ve okudu. Yüzünde belli belirsiz bir gülümseme yer edinip, "Gel bakalım Elif , şimdi neyin hesabını sormaya geliyorsun?" dedi mırıldanarak. Mustafa'nın yelkenlerini suya indiren tek kadın Elif'ti ve Mustafa'nın gülümsemesi için onun adının geçmesi bile yetiyordu. Mustafa aşağı kata telefon edip Elif'in girişinde sıkıntı çıkarmamalarının talimatını verdi. Elif , önüne geldiği eskiden çalıştığı şirketine içi giderek baktı. Derin bir iç çekip bıraktı. İçeriye girdiğinde kimse şaşırmadan kendisine neden geldiğine dair soru sormadan sadece 'hoşgeldin' diyerek yönlendirmişti. Elif asansöre binip bir zamanlar çalıştığı o kata geldiğinde yutkundu. Gözü eski odasına kaydı. Şimdi orada Gözde vardı. Ağzında sakızı ile bilgisayarına odaklanmmış ve göğüsleri neredeyse gömleğinden dışarıya fışkıracak bir açıklıkta giyinmişti. Elif dişlerini sıkıp içinden 'Ne yani Mustafa her gün bu kızın çıplak uzuvlarını mı görüyordu?' diye geçirdi. kıskançlık kanına karıştı o an, hani Mustafa'nın şirket içi kuralları katıydı? böyle giyinmesine hatta gözünün içine batmasına nasıl müsade ediyordu? Elif'i eskiden üsturuplu giyindiği için baş asistan yapmamış mıydı? öyleyse bu kız neden buradaydı? İstemsizce elini Mustafa'nın odasının kapısına atıp çalmayı öfkeden unutarak direkt açtı. Boşluğa düşer gibi içeriye girdiğinde Mustafa kıza şaşkınlıkla baktı. Elif kaşlarını çatmış dik dik Gözde'ye bakarak içeriye daldı. Hemen durumu fark edip toparlandı genç kız. " Ahh afedersiniz ben...dalmışım öylece içeriye girdim Mustafa bey." dedi toparlamaya çalışarak. Mustafa , " Aslında bir başkası olsa azarlardım ama konu sen olunca sorun değil, gel Elif seni hangi rüzgar attı buraya merak ettim. " dedi çayını yudumlayarak ve gördüğü kız ile keyiflenerek. Elif kapıyı kapatıp, hemen Mustafa'nın karşısına geçti dikildi. Mustafa her an gidecekmiş gibi ayakta duran kıza , "Elif otur lütfen." dedi. Elif ikiletmeden hemen kendini tekli koltuğa bıraktı. "Evet Elif seni dinliyorum." dedi tüm dikkatini kıza verirken, Elif az önceki kıskançlığı ve şimdi şu yakışıklı adamın bakışları ile kısa bir süre dilini yuttu transa girerek , daha sonra toparlanıp, şapşal bir görüntü verdiğini düşünerek direkt konuya girdi. " Mustafa bey, siz mafya mısınız?" diye sordu aniden. Çay bardağı Mustafa'nın elinde asılı kalırken Mustafa da Elif'in az önceki hali gibi bir transa girdi bir süre, Elif durmayıp konuşmaya devam etti. Daha çok kendine konuşur gibi, "Babam sırf siz tehlikelisiniz diye işimden etti beni ama ben sizin yanınızda hiç tehlikede hissetmedim. Üstelik mafya tarzınız bile yoktu." dediğinde Mustafa , "O nasıl oluyor?" diye sordu. "Ne bileyim işte... İş dünyasında tam bir salon beyefendisi, elit bir adamsınız. Her kuralı ve protokolü biliyorsunuz, şirkette ise çalışanlarınıza karşı adaletli ve merhametlisiniz sonra insanlara karşı şefkatlisiniz , yani... çocukla çocuk, yetişkinle yetişkin gibi. Daha sonra defalarca inşaatta çalışan işçilerinizin yer sofrasına oturup onlarla sohbet edip beraber yemek yiyecek kadar mütevazi bir adamsınız. Babam mafya olduğunuzu söylüyor, hakkınızda öğrendiklerim de sizin mafya olduğunuzu tasdikliyor ama benim mantığım...size üç yıldır yakın çalışıyorum, bir çok yere birlikte gitmişliğimiz olmuştur. Mantığım ve hislerim bunu kabul etmiyor siz bana göre mayfa olamayacak kadar çok iyi bir insansınız." dedi Elif en son genç adamın dalıp gitmiş gözlerine bakarken, Mustafa elindeki bardağı bırakıp , "Elif buraya bunları konuşmak için mi geldin?" diye sordu. Elif afallayıp , "Ahh hayır tabi ki , yani...evet...off bak ben... sadece işimden olduğum için çok üzgünüm. Bir takım araştırmalar yaptım kendimce, babam senin tehlikeli olduğunu söyledi. Kıyameti kopardı işten çıkmam için ama aynısını ablam için yapmıyor." dedi. " Ne demek bu?" diye sorguladı Mustafa. Elif hemen cep telefonunu çıkardı ve Tahir'in görüntülerini Mustafa'nın önüne koydu. Mustafa göz ucuyla baktı ve bir şey demedi. Elif , "Esas tehlikenin bu adam olduğunu düşünüyorum ve ablam bu adamın yanında çalışıyor. " dedi. Mustafa, "Elif senin için ne yapabilirim?" diye sorup geriye doğru yaslandı. Elif buraya neden geldiğini ve karşısındaki adama niye içini döktüğünü anlamadı. O an ne kadar saçmaladığının farkına vardı. Mustafa ile arasında bir ilişki yoktu. Sırf merakını gidermek için geldi oturdu konuştu ve artık gitmeliydi. Anlık yaşadığı aydınlanma ile ayaklandı. "Şeyy... kusura bakmayın vaktinizi aldım. Benim kafam şu sıralar çok karışık üstelik... offf her neyse bir daha sizi rahatsız etmem." deyip çantasını koluna geçirdiğinde Mustafa'da ayaklandı. "Saçmalama Elif ne rahatsızlığı istediğin zaman gelmekte özgürsün." dedi telaşla Mustafa, "Çok teşekkür ederim ama burası ile artık bir bağım kalmadı. Sanırım artık sizi rahatsız etmesem iyi olacak." dedi ve arkasını dönüp gitmek üzereyken seri bir şekilde Mustafa genç kızın dibinde bitti. bileğinden nazikçe tutup kendisine çevirdi. O kadar yakınlardı ki kalp atışlarının sesi kulaklarına ilişiyordu. Sık alınan nefesleri yüzlerine çarpıyordu. "Ben senin her zaman gelmeni isterim Elif. Sadece merak ettiklerini giderecekse şunu bil. İnsani olan yanım benim temiz bir geçmişe sahip olduğumu göstermez. Baban haklı Elif ben tehlikeli bir adamım ve sen benim yanımda göz önünde tehlikeye açık bir şekilde duramazdın. " dedi. Elif büyülenmiş gibi adama bakıyordu ve an be an yüzleri yaklaşıyordu birlibirlerine, Elif konuşmayı becerip " Muhakak biliyorsun ama söylemek istiyorum yine de..." dediğinde Mustafa gözlerini kızın küçük pembe dudaklarına dikmiş bir şekilde duyduklarıyla kaşlarını çattı. " Polis senin üzerinden bir operasyon yönetiyor. 5 Ocak günü sınırdan geçecek olan tırların kontrol edilecek. Hangi sınır , hangi tırlar olduğunu bilmiyorum. Tahminimce eminiyet sadece Emir kulu işin başında kim var bilmiyorum. Büyük bir baş seni bitirmek istiyor gibi anlıyorum. Dikkat et." dedi sondaki cümlesini fısıltı halinde nefesini Mustafa'nın yakın yüzüne vererek. Mustafa genç kızın yakınlığından mest olmuştu. Duydukları ile genç kızın kendisi hakkında bunca olumsuz şey bilmesine rağmen yardım ediyor oluşan kalbini bıraktı adeta. Mustafa bu tır olayları ile geçmişte de çok uğraştı aşinası olduğu bir konuydu ama Elif'in kendisini düşünmesi bir kez daha aşık etti Mustafa'yı. Elif kendini toparlayıp utançla geri çekildi ve kapıya doğru çıkmak üzere adımlarını attığında, Mustafa seslenip, "Cuma günü müsaitsen seni akşam sekizde yemeğe çıkarmak istiyorum." dedi. Elif şaşkınca onun gözlerinin içine baktı ve gülümseyip, "Peki olur. Müsaitim" deyip çıktı ve kapıyı usulca kapattı. İkisininde yüreği tatlı bir şekilde hızlı atıyordu. Mustafa hislerine daha fazla direnmemişti ve hiç sönmeyecek bir fitili ateşlemişti.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD