Mete’nin gittiğine emin olana kadar yerde acılar içinde yattı Hilal. Nazlı yanı başına çöktü ve arkadaşının başını dizlerinin üzerine yaslayıp kendine gelmesini bekledi. Onu daha önce hiç bu kadar kötü görmemişti. Onu nasıl kendine getireceğini bilmiyordu. Neden inat ediyordu? Seviyordu işte Mete onu. Hilal sakinleşene tuttu onu öylece dizlerinin üzerinde. Hilal’in hıçkırıkları kesilince, omuzlarından kavradı onu ve yavaşça kendisiyle birlikte ayağa kaldırdı. “Hadi toparlanıp gidelim. Madem kalmak istemiyorsun ve burada kalmak sana kötü geliyor, gidelim o zaman. Hatırlat da bir ara Mete Karahan’a ölüm kampanyası başlatayım. Kimse benim arkadaşımı üzemez!” Hilal bir daha gülemeyeceğini düşünürken, bir anda kahkaha atmaya başlamıştı. Nazlı olmasa ne yapardı? Başına gelen en iyi şeydi o. İ

