Hilal ve Nazlı akşam yemeğinden sonra çarşıya gidip biraz gezmişlerdi. Nazlı kendine Hint kınasıyla dövme yaptırırken, Hilal koleksiyonu için anahtarlık ve buzdolabı magnetinin yanı sıra, yaşlı bir teyzenin yaptığı, el yapımı bilekliklerden almıştı. Ardından bir dondurmacıya oturmuş ve üçer top dondurma eşliğinde, kendilerini koyu bir sohbete kaptırmışlardı. Nazlı bir ara, gitmeden önce bir gece otelin dışına çıkmayı önerdi. Bunu yaptığında, Hilal etrafına bakındı ve omuzlarını silkerek, “Şimdi ne yapıyoruz?” diye sordu. Aslında onun ne demek istediğini anlamıştı ama arkadaşıyla eğlenmek hoşuna gidiyordu. Nazlı gözlerini devirip, sabırsız bir iç çekince, “Tamam, geliriz ama çok sapıtmamak şartıyla. Sen rahatı bulunca kaptırıyorsun kendini. Sarhoş olursan bırakırım seni burada valla!” ded

