İdil. Gözlerim aralanırken ilk kez uykumu almanın mutluluğunu yaşıyordum. "Bugün güzel bir gün olacak." diye kendi kendime mırıldanırken birden Mirza'nın senini duymamla sıçradım. "O kadar emin olma." derken sesinde ki tını ürpermeme neden olmuştu. Siktir! Bu bakışı biliyorum; bir şey olmuştu ve acısını benden çıkaracakmış gibi bakıyordu. Bozuntuya vermeden, "odamda ne işin var?" diye sordum. Gözlerinin içi kıpkırmızıydı. Tüm gece uyumamış olmalıydı. Oturduğu koltuktan kalkıp bir çırpıda yatağa oturdu. Korkuyla yana kaydım. "İdil... Bilge nerede?" Bilge'nin ölmediğini öğrenmişti. "A-anlamadım." dedim şaşırmış gibi yaparak. Fakat karşımda ki adam hiç de rolüme inanmamıştı. Histerik bir şekilde güldü ve daha ne olduğunu anlamadan nasırlı elleriyle boğazıma yapıştı. Sırtım

