İdil. Gözlerim ağır ağır açılırken boğazımın kuruduğunu hissettim. Su içmek istiyordum. Gözlerimi ovarken yataktan doğrulmuştum. En son yatarken gündüzdü ve şuan odanın içini ayın camdan yansıyan ışığı aydınlatıyordu. Bu kadar saat uyuduğuma inanamıyorum. Gerçi niye şaşıyorsam, dün gece neredeyse hiç uyumamıştım. Üzerimde ki örtüyü sıyırıp çıplak ayakla parkeye bastım. Hâlâ üzerimde uyku sersemleği vardı. Sarsak adımlarla ayın ışıttığı kadar kapıya ilerledim. Esnerken kapıyı açıp koridora çıktığımda burası aydınlıktı. Bakışlarım kısa biran Cihan'ın odasına kaydı. Saatin kaç olduğundan bile haberim yoktu. Büyük ihtimal uyuyor olmalı. Sessiz olmaya çalışarak merdivenleri indim. "Saat kaç acaba?" diye mırıldanırken salonda Cihan'ı koltukta otururken görmeyi beklemiyordum. Geldiği

