İdil. İki hafta sonra. Mirza'nın elinin kırlmasının üzerinden tam iki hafta geçmişti. Elleri hâlâ alçıdaydı ve iki hafta daha alçıda kalmak zorundaymış. Bu haberle zevkten dört köşe olmuştum ama belli etmedim tabi. Ne kadar belli etmesem de Mirza'nın karşısında üzülmüş gibi durmak çok zordu. Fakat yine de bu iki hafta sakin geçmişti. Arada şirkete gidip işlerimi halletmiştim; yanımda Mirza'nın gözcüleriyle. Her adımımı takip ettikleri yetmiyor gibi çalışma odamdayken de başımda ayrıyetten iki kişi daha bekliyordu. Haliyle Cihan'la asansördeki konuşmamızdan sonra da hiç görüşmemiştik. Sadece telefonda görüşmüştük iki kez onda da bana sahilde ki adamı sormuştu. Tarık'ı nerede, nasıl gördü bilmiyorum ama baya bir takmış durumdaydı. Bilmediğimi söylememe rağmen bana inanmamış sevgilim

