Açelya, rüyasında dev bir ejderhayı tam alt etmek üzereyken, kulaklarını tırmalayan bir sesle irkilerek uyandı. Annesinin sesi, odanın duvarlarında yankılanan bir savaş borusu gibiydi. Yatakta dikilip etrafına şaşkın gözlerle bakarken, Aynur Hanım kapıyı çoktan aralamıştı bile.
"Kalk, hazırlan! Seni kapıda bekliyorum. Sadece iki dakikan var Açelya!"
Açelya, vücudundaki her bir kasın ayrı ayrı protesto ettiği ağır bir sızıyla yataktan doğruldu. Göz ucuyla komodinin üzerindeki saate baktı ve dehşet içinde inledi: "Aman Allah’ım... Daha saat beş buçuk! Anne, şaka mı bu?"
İçeriden annesinin otoriter sesi yükseldi: "Söylenme de hazırlan! Sanki bu saatlerde hiç ayakta değilmişsin gibi konuşma."
Açelya, yorganı üzerine çekerken mırıldandı: "Anne, o saatlerde yatıyordum ben, kalkmıyordum! Arada dağlar kadar fark var!"
"Sus, bir de cevap veriyor! Sanki iyi bir şeymiş gibi..."
Açelya, sanki ayaklarına prangalar bağlanmış gibi sallana sallana banyoya yöneldi. Hazırlık dediği, yüzüne iki avuç su çarpıp doktorun verdiği o yapış yapış kremi sızlayan bacaklarına sürmekten ibaretti. Tam banyodan çıkacakken, görüş alanında beliren o tanıdık mavi ışık hüzmesiyle duraksadı. Sistem yine oradaydı ve bu kez resmen dalga geçiyordu.
{ BİR YILDIZ HER ZAMAN PARLAR }
Günlük Görev: Her Zaman Şık!
Açıklama: Yükselen bir yıldız olarak imajına dikkat etmen gerekir. Kişisel temizlik ve bakım, başarının yarısıdır. (✯ᴗ✯)
Ödül: Küçük bir şişe "Deniz Kızı Gözyaşı".
(Not: Her gece deliksiz bir uyku sağlar. On kişiden dayak yesen bile, bu iksirden sonra içilen bir uyku tüm ağrıları dindirir. Düzenli kullanımda cilde pürüzsüz ve doğal bir ışıltı kazandırır.)
Sistem Notu: Gerçekten mi? Kendine kız mı diyorsun? Ben dijital bir zekayım ama senden daha çok estetik anlayışına sahibim. Bu tiple mi dışarı çıkacaksın? Çok acınası... Senin gibi bir ev sahibine denk geldiğim için şansıma küsüyorum. (ᗒᗩᗕ)
Açelya sistemin hakaretlerine alışmaya başlamıştı ama ödülün açıklaması karşısında gözleri fal taşı gibi açıldı.
(Sistem, bu ödül gerçek mi?) diye sordu içinden.
(Tabii ki gerçek! Bu sistem asla sahte veya defolu ürün barındırmaz. ლ(^o^ლ))
(Yani bunu içersem gerçekten bu işkence gibi ağrılarım dinecek mi?)
(Evet ev sahibi, doğru okudunuz! Harika değil mi?)
"Açelya! Hadi kızım, koşuya! Daha neyi bekliyorsun?"
Annesinin mutfaktan gelen sabırsız sesiyle Açelya sistemle olan pazarlığını yarıda kesti. "Geliyorum anne, hemen!"
İksir hayali, Açelya’ya beklenmedik bir enerji vermişti. Hızla odasına yöneldi. Dolabın derinliklerinden annesinin geçen hafta aldığı ama "asla giymem" dediği antrasit gri tonlarındaki şık spor takımını çıkardı. Üzerine tam oturan taytı ve spor üstünü giydikten sonra aynanın karşısına geçti. Saçlarını sıkıca, profesyonel koşucuları andıran bir at kuyruğu yaptı. Son bir dokunuşla dudaklarına nemlendirici sürdü.
Aynadaki yansımasına baktığında, sistemin ne demek istediğini biraz olsun anlamıştı. Kendini ilk kez bir "dansçı adayı" gibi hissediyordu. Salona çıktığında Aynur Hanım kızını süzdü ve hafifçe gülümsedi: "Sonunda bir kıza benzedin."
Tam o sırada sistemin onay bildirimi zihninde yankılandı:
[Günlük Görev Tamamlandı!]
Ödül envanterinize eklendi. İstediğiniz zaman kullanabilirsiniz.
Açelya anlık bildirimle hafifçe irkilip olduğu yerde kalakaldı. Kapıdan çıkmak üzere olan annesi, onun daldığını görünce sesini yükseltti: "Hadi Açelya! Daha ne bekliyorsun, ağaç olduk burada!"
"Geldim anne, geldim... Bir an daldım sadece," diyerek hızla ayakkabılarını giydi. Merdivenlerin başında bekleyen o uzun koşu yolu artık o kadar da korkutucu gelmiyordu. Ne de olsa cebinde dijital bir mucize vardı.
Parkın kapısından içeri girdiklerinde sabahın serinliği Açelya’nın yüzüne bir tokat gibi çarptı. Aynur Hanım hiç vakit kaybetmeden tempoyu belirledi: "Hafif tempo başlıyoruz Açelya, nefesini burnundan al, ağzından ver. Sakın tempoyu bozma!"
Açelya ilk birkaç yüz metrede, "Aslında o kadar da zor değilmiş," diye düşündü. Ancak dünkü çalışmanın acısı bacaklarına birer kurşun gibi saplanmaya başladığı an, tam durmak üzereyken gözünün önünde kıpkırmızı bir uyarı ekranı belirdi. Bu seferki her zamankinden farklıydı; ekran adeta nabız gibi atıyordu.
[ACİL TETİKLEME GÖREVİ: YA KOŞ YA PASLAN!]
Görev: Durmadan 3 kilometre koş!
Şartlar: Tempo 8 km/s altına düşmemeli. Durduğun veya yürüdüğün an görev başarısız sayılır ve "Hantal" unvanı kalıcı hale gelir.
Ödül: [S-Sınıfı Ekipman: Aero-Step Bio-Tech Spor Ayakkabı]
Özellikler: > * Sonsuz Destek: Ne kadar ayakta kalırsan kal, taban yapısı ayak anatomine göre anlık şekil değiştirir, ağrıyı sıfırlar.
İklim Kontrolü: En sıcak yaz aylarında bile ayakları buz gibi tutar, terleme ve koku yapmaz.
Enerji Geri Dönüşümü: Her adımda harcadığın enerjinin %15'ini sana geri itiş gücü olarak verir.
Açelya ödülün özelliklerini okuyunca adeta gözleri parladı. "Sonsuz destek mi? Ayak kokusu yok mu?" diye geçirdi içinden. O an bacaklarındaki sızı sanki bir nebze hafifledi. Annesi yanından hızla geçerken Açelya dişlerini sıktı.
"Anne! Ben biraz hızlanıyorum!" diye bağırdı.
Aynur Hanım şaşkınlıkla kızına baktı. "Açelya, yavaş! Enerjini bitireceksin!" ama Açelya çoktan depar atmaya başlamıştı. Ciğerleri yanıyor, kalbi yerinden çıkacak gibi atıyordu ama o ayakkabılara ihtiyacı vardı. Bilgisayar başında saatlerce oturduktan sonra dans kursunda ayakta durmak onun için en büyük işkenceydi; bu ayakkabı hayatını kurtarabilirdi.
Sistem ekranında bir sayaç belirdi: [Kalan Mesafe: 800 Metre... 500 Metre...]
Son yüz metrede Açelya’nın görüşü bulanıklaşmıştı. Ancak bitiş çizgisini (parkın girişindeki büyük çınar ağacını) geçtiği an sistemden o muazzam ses yükseldi:
[TEBRİKLER! GÖREV TAMAMLANDI!]
[Ödül Envanterinize Eklendi: Aero-Step Bio-Tech.]
Açelya kendini çimenlerin üzerine bıraktığında Aynur Hanım yanına gelip hayretle diz çöktü. "Açelya... İnanılmazdın. Bu azmi senden beklemiyordum!"
Açelya nefes nefese gülümsedi. "Sadece... ayakkabılarımı çok sevdim anne," dedi gizemli bir şekilde.
Mucize Ayakkabılar
Eve döner dönmez Açelya odasına daldı ve envanterinden ödülünü çağırdı. Havada süzülen ayakkabılar, metalik gri ve neon mavi detaylara sahipti. Dokunduğunda kumaşın ne kadar ince ama sağlam olduğunu hissetti. Hemen ayağına geçirdi.
Daha ilk adımda sanki bulutların üzerinde yürüyormuş gibi bir his kapladı içini. Ayakkabı, ayağının şeklini saniyeler içinde almış, bileğini mükemmel şekilde kavramıştı. En güzeli de o kavurucu sabah sıcağına rağmen ayaklarının içinden serin bir rüzgar geçiyor gibiydi.
(Sistem, bu ayakkabılar efsane!)
(Tabii ki öyle ev sahibi. Bir yıldızın yerle teması mükemmel olmalıdır. (✿^‿^))
Duş alıp kurs binasına vardığında Ece Teyzesi onu bekliyordu. Ece Hanım, Açelya’nın ayağındaki garip ama çok profesyonel duran ayakkabılara dik dik baktı. "O ayakkabılar da ne böyle? Yeni mi aldın?"
"Özel bir hediye teyze," dedi Açelya özgüvenle. "Artık bütün gün ayakta kalabilirim, hadi başlayalım!"
Ece Hanım gülümsedi, bu seferki gülümsemesi biraz daha sinsiydi. "Madem öyle, bugün mola süresini yarıya indiriyoruz. Ayakların ağrımıyorsa daha çok işimiz var demektir. Aynanın karşısına geç!"
İlk hafta Açelya için çok zor olmuştu ama Ece Teyze’nin antrenmanlarının ilk haftasından sağ çıkmayı başarmıştı. Bu süre boyunca her gün sistemden küçük bir şişe Deniz Kızı Gözyaşı kazanmış, her gece düzenli olarak kullanmıştı.
İlk gün aldığı ayakkabıların yanı sıra sistemden özel bir saç tokası da edinmişti. Ne kadar zıplarsa zıplasın, ne kadar koşarsa koşsun asla açılmayan bu toka sayesinde saçı her zaman düzgün duruyordu.
Bu yoğun ve yorucu haftanın sonunda nihayet izin günü gelmişti.