Hayatın, gailenin, çabanın bir yere kadar olduğuna inanırım ben. Bir an gelir, kuş tüyü yatağından kaldırıp soğuk bir mezara yatırırlar, üzerine yorgan diye toprak örterler adamın. Mezarlık duvarının içinde dünya ile işi bitmiş insanlar yatarken; duvarın dışında kurulan semt pazarında yarınlar yokmuşçasına, sanki hiç ölüm onları bulmayacakmışcasına tezgahtan domates seçen, bir bağ taze nanenin başında kavga eden kadınlar görürsünüz. Akşam ezanı olmadan eve koşturan çocuklar, duvarın öte tarafında son noktaya varıp beklemede olanlardan habersizdir belki. Peki ya; hayatlarında en az bir kere sevdiklerini o soğuk toprağın altına yatıranlardaki bu telaş niye? Ameliyat masasında vücut ısısı mükemmel oranı korurken, dakikalar sonra morg çekmecesinde 3 derece sıcaklığa hapsolan bedenleri gördükçe

