Gözde Demir Ertesi sabah holdingin kapısından içeri girdiğimde, her adımım geri geri gidiyordu. Gözlerim ağlamaktan şişmişti, kapatmak için tonlarca makyaj yapmıştım ama ruhumdaki o enkazı gizlemem imkansızdı. Kaan’ın geceyi nerede geçirdiğini, o haldeyken başına bir şey gelip gelmediğini düşünmekten delirmek üzereydim. Kaan benden birkaç dakika sonra giriş yaptı. Jilet gibi takım elbisesinin içinde her zamanki gibi kusursuz görünüyordu ama yüzü ruh gibiydi. Gözlerindeki o parlaklık sönmüş, yerine zifiri bir karanlık çökmüştü. Asistanına sert bir sesle, "Tüm birim müdürlerini derhal toplantı odasına topla, tek bir kişi bile eksik istemiyorum!" dediğini duydum. Toplantı odasına girdiğimde hava buz kesmişti. Kaan masanın başında, ellerini masaya dayamış, dik bir şekilde duruyordu. Kısa,

