SULTAN HANIM Sabah konağın mutfağı henüz ısınıyordu. Kahvaltı sofrası hazırlanmaya başlanmış, yardımcılardan biri masaya domates doğrarken ben de pencere kenarında durmuş, içimdeki endişeyle dışarıyı izliyordum. İçim kıpır kıpırdı ama bunu kimseye belli edemezdim. Şu günlerde olup bitenler... Jiyan’ın benim çocuğum olup olmadığını bilmemek her geçen gün daha da zor oluyordu. Kızın göbeği iyice belirginleşmişti. Günden güne büyüyordu. Ama benim içimde hâlâ o ses vardı. Bu bebek benim torunum mu olacak? Bu şüpheyi içimden atamıyordum. Ve ben… bir anneydim. Torunlarım söz konusu olduğunda içgüdülerim beni kolay kolay yanıltmazdı. Bugün kararımı vermiştim. O test yapılacaktı. Sinsice değil, akıllıca. Ve kimsenin ruhu duymayacaktı. Ayak sesleri geldiğinde içimi saran tedirginliği çabuca

