Tatmin

1203 Words
"Patronumla konuşmam gerekiyor." Ardıç içimde gel gitlerine devam ederken nefes nefese konuştu. "Patronun benim. Söyle." "Mümkünse yarın izin almak istiyorum." Kaşların çattı. "Neden?" Nefesimi kontrol altına aldım. "Saat neredeyse gece dört oldu ve biz dört saattir sevişiyoruz. Bacaklarımı hissetmiyorum artık." "Canın çok mu yanıyor?" "Biraz." "Sana söylemiştim." "Biliyorum. Bunu bile bile kabul edip sunmuştum kendimi sana. Ama bu halde şirkete gidebilir miyim emin değilim." "Maalesef, gelmek zorundasın." Yavaşça içimden çıkıp penisini tuttu ve karnıma doğru bir kez daha boşaldı. "Yarın önemli bir toplantım olacak. İptal edemem. Yanımda gelip beni rahatlatman gerekiyor." "Bir kaç saat idare edemez misin?" "Tadına baktıktan sonra idare edebileceğimi hiç sanmıyorum." yanıma uzandığında nefeslendi. "Uyu, dinlen. Yarın beraber gideceğiz." "Peki. İtiraz etmeyeceğim." uyumak iyi olacaktı. Bu yüzden yavaşça doğrulup yataktan ayaklarımı sarkıttım. "Nereye?" "İşim bitti, odama gidiyorum." "Buraya gel." karnımdan tutup beni kendine çekti ve vücuduna yasladı. "Sana bana aitsin dedim. Yanımdan ayrılamazsın." "Bu kez göndermeyecek misin odandan?" Gözlerini kapatıp mırıldandı. "Hayır. Sus ve uyu şimdi." "Peki. Bana uyar. Yalnız bu yatak biraz ıslak." "Bir şey olmaz. Uyu." "Rahatsız olmuyor musun?" "Hayır." gözlerini açmadan nefesini bırakıp konuştuğunda arkamı dönüp gözlerimi kapadım. Yarın sabah erkenden uyanacaktık madem uykumu az da olsa alsam iyi olurdu. ~ ~ ~ ~ ~ Gece boyu kıvranmaktan uyuyamamıştım. Penisini içimden çıkardığından sonra varlığına alışmış olduğum için midir bilinmez kadınlığım sızlamaya başlamıştı. Sürekli uyanıyor ve rahatsızca dönüp duruyordum. Böyle böyle sabahı bulmuştum. "İyi misin?" Ardıç'ın sesiyle ona doğru döndüm. O da yeni uyanmıştı. "Biraz acıyor." Gözlerini tamamen açıp nefeslendi. "Çok mu?" Başımı olumsuzca salladım. "İdare ederim aslında." Elini karnıma götürüp sırtımı göğsüne yasladı. Elini kaydırıp vajinama götürüp yavaşça okşamaya başladı. "İyi mi?" Henüz etkisini görmek mümkün değildi ama başımı salladım. "İyi." Vajinamı yavaş yavaş okşarken mırıldandı. "İşe gelme, dinlen. Gece seni çok yordum." Güldüm. "Tatlı bir yorgunluk." "Beğendin mi?" "Açıkçası bana her dokunduğunda bunun olacağını düşünüyordum. Heyecanlanıyordum ama tahmin ettiğimden daha iyiydi." Hem de çok daha iyi. "İlkini bana verdin. Rahatsız değilsindir umarım." Omuz silktim. "Hayatım boyunca aşık olmayı düşünmedim. İlkimin özel birine ait olmasını beklemiyordum ama kısmen özel oldu. Tanımadığım bir adamla mükemmel bir gece yaşadım." "Bugün cuma. Yarın tatilim. Ve sonraki gün de. Sana iki milyon daha vereceğim. Bana güzel bir haftasonu yaşat." Eli hala vajinamdayken dikkatli bir şekilde ona döndüm. "Parayı boş ver. Bütün hafta sonum sana ait." Güldü. "Şimdi gitmem gerekiyor. Akşam bekle beni." "Bu toplantıyı gerçekten erteleyemez misin? Sen de çok yorgunsun." "Hayır. Şirket için önemli. Gitmem lazım. Beni düşünme. İyice dinlen." Elini çekip doğruldu. "Uyumadan önce istersen ilaç al." "Gerek yok, birazdan geçer." En azından ılık bir duş alırsam daha iyi olacaktım. "Bir şey olursa ara beni. Banyo edip çıkacağım." Başımı salladım. "Tamam. Akşam görüşürüz." Banyoya giderken vücudunu izledim. Sapık değildim ama yürürken kalçasını izlemek biraz tuhaf hissettirmişti. Nefesimi bırakıp battaniyeye iyice sarıldım. Sanırım biraz daha uyusam iyi olacaktı. ~ ~ ~ ~ ~ Tam tahmin ettiğim gibi ılık su ilaç gibi gelmişti. Bir saat boyunca küvetin içinde uzanmıştım hatta. Geceden sonra bu kadar acıyacağını düşünmemiştim ama ilkim olduğu için de normaldi. Ardıç'ın yatak örtüsünü değiştirdikten sonra bornozumla oturup telefonumu açtım. Alican defalarca kez aramıştı. Belki de önemli bir şeydir diyip ona döndüm. Hem ona anlatacak bir sürü şeyim vardı. "Lan Larin, ne yaptın kış uykusuna mı yattın? Saat kaç haberin var mı senin? Neden açmıyorsun?" "Ya yavaş gel. Hem ne yatması? Ben meşgul bir iş kadınıyım." "Doğru lan. Sen işe girmiştin. Hatta ahlaksız bir patronun vardı. Ne yaptın? Parmağında oynatıyor musun adamı?" "Nerede...? O beni parmağında oynatıyor daha çok." "Hâlâ mı sevişmediniz? Başka bir taktik mi bulsak?" "Taktiği falan bırak. Sana bomba gibi haberlerim var." "Ne oldu? Yoksa beni de mi sikecek? Olur bana uyar. Bir kezliğine veririm." Yüzümü buruşturdum. "Alican susar mısın? Gözlerimin önünde iğrenç bir görüntü oluşuyor senin yüzünden." "Valla benim gözlerimin önünde de iğrenç bir görüntü oluşuyor ama bir milyona veririm ben ya." "Kimse kimseye vermiyor. Saçmalama da dinle beni." "İyi tamam. Söyle." "Ben yanlışlıkla konuştum gece." Bağırdı. "Ne!" telefonu bir kaç saniyeliğine kendimden uzaklaştırdım. "Lan ne demek konuştum? Dayanamadın mı? Eee ne yaptı? Ay kesin öldürür bu adam seni ya! Çok zarar verdi mi?" Vajinamın ağrısını saymazsak pek de zarar vermedi. "Öldürmeye teşebbüs etti ama öldürmedi tabi. Daha doğrusu öldüremedi." "O nasıl iş? Sen yaralı mısın? Hastaneye gidelim mi? Anasını satayım ya adres at geliyorum hemen." "Gelme ya. Öyle değil. Yani şöyle. Bunu sana anlatmalı mıyım bilmiyorum ama..." dudaklarımı ıslattım. "Seviştik biz." "Ne!" bir kez daha bağırdığında yüzümü buruşturdum. "Ya Ali! Bağırmasana kardeşim. Duyuyorum ben." "Lan şoktan oldu. Ne demek seviştik? Yani senin yalan söylediğini öğrendi ve ceza olarak seninle sevişti mi?" "Hem de dört saat boyunca." kendi kendime kıkırdadım. Ali benim en yakın arkadaşım olduğu için bunları söylerken utanmıyordum. "Eee anasının amı ama ya. Dört saat boyunca mı? Adamın siki kopmuştur herhalde." "Yok kopmadı, sağlam." "Vay anasını arkadaş! Sana denk gelene bak, bana denk gelemeyene bak. Benim ne zaman yüzüm gülecek?" "Kız kardeşi var mı diye sormamı ister misin?" "Yok Larin yok. Kız kardeşi bana bakar mı ki?" "Niye bakmasın be, yakışıklı boylu poslu adamsın. Tek sıkıntı abisi. Kardeşine baktığını görürse seni öldürebilir." "Lan o zaman varsa ayarlasana beni." "Ben ayarlamam. Kendi işini kendin hallet. Ama sorarım tabi ki." "Sor be. Aslansın sen Larin." "Tamam tamam. Hadi kapat. Daha bir sürü işim var." "Kızım senin artık çalışmana gerek yok. Adamı memnun et ye parasını." "Ay Ali, her şey para değil." "Ne? Ne demek her şey para değil? Kızım sen para için yapmadın mı bunu? Şimdi ne değişti?" "Şu kadarını söyleyeyim Ali, bu adam sabah akşam beni sikse sesimi çıkarmam. Baya iyiydi." "Eee nispet yeter gibi anlatma şunu artık. Beni de siksin diye bağıracağım şimdi burada." Kıkırdadım. "Ay tamam, kapatıyorum ben. Bir gün görüşürüz." "Hıı, görüşürüz tabi. Senin patron yataktan çıkmana izin verirse." Nefesimi bırakıp gülümsedim. "Görüşürüz Alican." "Görüşürüz kanka." Telefonu kapatıp kendimi yatağa bıraktım. Acaba şu an Ardıç ne yapıyordu? Belki de kendini tatmin etmesi için başka bir kadın bulmuştur. Doğrulup kaşlarımı çattım. "Adamın şirketindeki kadınlar manken gibi. Eminim hepsi Ardıç'ı arzuluyordur." Bu gerçek beni nedense rahatsız etmişti. Bir erkek benimle ilgileniyorsa yalnız benimle ilgilenmeliydi. Başkasıyla değil. Ve Ali'nin dediği gibi... Onu parmağımda oynatmak istiyorsam bana bağımlı bir hale getirmeliydim. Telefonumu alıp Ardıç'ı aradım. Numarasını almıştım ve ilk kez telefonda konuşacaktık. "Efendim?" Soğuk bir ses tonuyla açmıştı telefonu. Ben onda kayıtlı değildim çünkü. "Ardıç, benim. Larin." "Biliyorum. Neden aradın beni?" "Kayıtlı mıyım ki telefonunda? Numaramı nereden biliyorsun?" "Senin hakkında her şeyi biliyorum." "Her şeyi değil. Aslında konuşabildiğimi dün öğrendin mesela." "Beni sinir etmek için mi aradın?" "Hayır. Ne yaptığını merak ettim." "Çalışıyorum. Oldu mu?" "Odanda tek misin?" "Evet. Neden bu kadar meraklısın Larin. Açıkçası konuşmuyorken daha rahattım." "Öyle deme. İnlemelerimi sevdiğini biliyorum." Nefesini bıraktı. "Bittiyse kapatıyorum." "Hayır bekle. Seni aradım çünkü görevimi yapmam gerekiyor." "Ne görevi?" "Seni tatmin etmem gerekiyor ya. Şimdi arkana yaslan." "Larin saçmalama. Sanal seks yapacak biri değilim." "Arkanı yaslan, gözlerini kapat ve beni çıplak hayal et. Zaten şu an çıplağım." Derin bir nefes aldı. "Larin..." "Pantolonunun fermuarını açıp penisini elime aldığımı hayal et. O kadar büyük ki..." dudaklarımı ıslatıp devam ettim. "Onu ağzıma aldığımı ve ağzımın içine boşalana kadar emdiğimi hayal et." "Ah Larin! Seni gerçekten fena sikeceğim. Eve geldiğimde çıplak olsan iyi olur." Güldüm. "Yalnızca odanda değil evin her köşesinde çıplak dolaşıyorum. Umarım erken gelebilirsin." "Geleceğim. Seni bu gece mahvedeceğim Larin. Acımak yok." Güldüm. "Bekliyorum." ~ ~ ~ ~ ~
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD