5.Bölüm

1039 Words
"Ağabeyimle ne konuştunuz?" Beren'le bunun hakkında hiç konuşamamıştık. "Gereksiz yere yükseldiğimi, ona ağabey demem için diretti. Ben de bunu kabul etmedim," pes edercesine omuzlarını düşürdü. "Ona artık ağabey demek istemiyorum." Beren'e üzgünce bakarak kollarımı bedenine doladım. Bana göre biraz kısaydı. Yanağını omzuma sürterek kollarını sıkıca bedenime doladı. "Ah benim aşkım. İzin vermiyorsun ki ağabeyime direkt söyleyeyim." "Asla," diyerek benden uzaklaştı. "Bunu sakın yapma." "Yapmayacağım." Dediğimde onu tekrar kendime çekerek sıkıca sarıldım. Yarım bırakılan kalplerin sahibinden nefret ediyordum. Aşk o kadar lanetli bir şeydi ki aşka bulanan her kalbin sonu hüsrandı. "Kızım Ferhan'ı çağır da arkadaşları gelmiş." Annem mutfağa girdiğinde elindeki tepsiyi tezgaha bıraktı. Beren hiç duymamış gibi yaparak tepsideki bulaşıkları toplamaya başladığında mecburen ağabeyimi çağırmaya gidecektim. İkinci kata çıkan ahşap merdivenlere yöneldiğimde salondaki kalabalığın gittikçe arttığını gördüm. Arif ile Selim'le birlikte mahallenin diğer gençleri hatta aşağı mahallenin de gençleri içeri girmişlerdi. Doktorlar henüz yaranın çok taze olduğunu ve enfeksiyon kapmaması için kalabalıktan uzak kalması gerektiğini söylemiş. Bu yüzden Kadir ağabey odasından bir süre çıkmayacaktı. Omzundan ve karın boşluğundan yaralanmıştı. Neyse ki korkulacak bir şey kalmamıştı. Sabırla iyileşmesini bekleyecektik. Adım attıkça ikinci katın ahşap zemini gıcırdıyordu. Üst kat oldukça sessizdi. Koridorun solundaki kapıya yönelerek kapıyı iki kere tıklattım. ağabeymin sesini duyduğumda kapıyı açarak içeri baktım. Kapının hemen karşısındaki yatağın karşısında sırtı bana dönük ağabeyim omzu üstünden bana döndüğünde Kadir ağabeyin pansumanını değiştirdiğini gördüm. "Ne oldu Mahiram?" Diye sorarken tekrar işine döndü. Kadir ağabeyin acıdan kısık inlemesi beni korkuttu. Canı yansın istemiyordum. "Mahalledeki gençler geçmiş olsuna gelmiş. Annem seni çağırdı." Bir elim kapı kulpunda her an gitmek için hazır bekliyordu. Sıkıntıyla iç çekerek doğruldu. Bana döndüğünde Kadir ağabeyin acıdan buruşan yüzüyle karşı karşıya kaldım. Bakışlarını asla bana değdirmeden ağabeyime döndü. "Git sen, az kaldı zaten." Dediğinde ağabeyim çatık kaşlarıyla itiraz istemyen bir tonda konuştu. "Sus sen zaten sana öfkeliyim!" bana dönerken bakışlarını yumuşattı. "Mahiram, Kadir ağabeyinin yarasını sar güzelim." Diyerek elindeki eldivenleri çıkarıp kapıya yöneldi. "Kendim yap-" "Kes lan senini! Mahira pansuman yapmasan hesabını sana sorarım!" Tehditkar bir şekilde ikimize baktığında itiraz etmeden kafamla onayladım. "Siktir git!" Kadir ağabey öfkeyle bağırdığında tekrar inleyerek yarasına bakmaya çalıştı. Ağabeyim bunu umursamadan odadan ayrıldığında ikimiz kaldık. Ne yapacağımı bilmeden bakışlarımı odada gezidirdim. Odası hiç değişmemişti. Hala aynı kokuyordu. Karanfil ve bergamot kokusu her yeri sarmıştı. Kadir ağabey kesikçe soluklandığında hızla ona doğru atıldım. Yatakta oturmuş ayaklarını sarkıtmıştı. Hemen karşısında durduğumda yere sabitlediği bakışlarını usulca kaldırdı. "Geçmiş olsun Kadir ağabey." Diye mırıldanarak aceleyle ağabeyimin temizlediği yarasına baktım. "Eyvallah küçük." Diyerek bakışlarını boynumdaki kolyeme çıkarttı. Bakışları her an bayılacakmış gibiydi. Yarasına dokunmamaya özen göstererek sargı bezine uzandım. Çıplak gövdesi morluklar, çürükler ve dikiş iziyle doluydu. Kurşunun girdiği alan sararmıştı. Göğsünde çıkmaya başlayan kılları bunu gizlemeye çalışmıştı ama o kadar yakınındaydım ki yaralarını tek değil, vücudundan yükselen ısıyı ve hatta o özlediğim kokuyu bile alabiliyordum. "Hemşire olacakmışsın." Kafamı sallayarak eğildim. Sargı bezinin ucunu belinin kenarına bırakıp gözlerine baktım. "Buradan tutabilir misin?"Diye sordum. Bakışlarını güçlükle kolyemden çektiğinde sol eline uzanmıştım bile. İri elini istediğim yere bastırarak bana yardımcı olması için yapması gerekenleri söylemiştim. Önce karnındaki yarayı sarmış, ardından omzuna kadar sarmıştım. Son defa sargının üzerinden geçerken parmaklarım tenine değmekten heba olmuştu. Teni buz gibiydi. Alıp verdiği kesik nefesi boynuma değdikçe tenim karıncalanıyordu. En son gördüğümden beri çok değişmişti. Her türden değişimdi bu. Eski Kadir ağabey değildi. Teni kadar buz ve yabancıydı. Hepimiz değişmiştik ama Kadir ağabeyin bu değişimini hiç sevmemiştim. Yanık tenli, siyah saçlara sahipti. Gözleri saçlarına inat parıl parıldı. Bal rengi gözleri o kadar güzeldi ki eskiden onun gözlerini kıskandığımı hatırlıyordum. Dudakları dolgun ve çenesi sivriydi. Yanakları hafif çıkıntılı, boğazındaki adem elması çıkıktı. Her şeyi değişmişti ama kokusu aynıydı. Bana küçüklüğümü, huzurlu yaz gecelerinde oynadığımız oyunları hatırlatıyordu. Bütün bunlar boğazıma yumru oldu. Ağlamamak için kendimi güçlükle tutuyordum. Sargısını bitirdiğimde doğrularak ilk yardım çantasını topladım. Kadir ağabey uzanmak için hareketlenirken çantayı gelişigüzel yatağın ucuna bırakarak kolundan sıkıca tuttum. Bir an bedeni gerildi. Keskin bakışlarını gözlerime değdirdi. Kolunu bırakıp bırakmama konusunda kararsız kaldım. "Yardım etmek istiyorum." Diye usulca mırıldandım. Gözlerini kapatarak derin bir soluk bıraktığında eş zamanlı acıyla inlemişti de. Yastığını düzelterek heybetli bedenini uzatmasına yardımcı oldum. Kafasını yatağa bıraktığında derince soluklandı. Üzerini örterek doğrulduğumda gitmemin vakti gelmişti ama yanında kalmak istiyordum. Herhangi bir bahane üretmem gerekiyordu. Etrafıma bakındım ama hiçbir şey bulamayınca umutsuzca Kadir ağabeye baktım. Bakışları zaten bendeydi. Yorgunca gözlerini kapatırken, "Çok özlemişim Allah'ım," diyerek fısıldamanın ardından içine derin bir nefes aldı. "Ama haram bana." Acıyla sayıkladığında sol gözünden yanağına bir damla yaş düştü. İlaçları çok ağırdı bu yüzden daha fazla dayanamayıp uyudu. Son sayıkladıkları aklıma takılmıştı. Kadir ağabeyi bu duruma düşüren kız kimdi? Eğilerek yanağındaki yaşı parmaklarımla sildim. Acıdan soğuk terler döküyordu. Yanı başındaki havluyu alarak yüzündeki ter damlalarını yavaşça sildim. Boynundaki ıslaklığı da yavaşça silerek alnına düşen saçını geriye ittim. "Sana haram olan o kadın aptalın tekiymiş." Parmaklarımı geri çekerek ayaklandım. Tepsiyi aldığımda sütlaç kasenin boş olduğunu görmemle heyecanla gülümsedim. Hiçbir şeye dokunmamıştı. Sadece sütlacı yemişti ve bu gereksiz yere oldukça hoşuma gitmişti. Yüzümdeki şapşal gülümsemeyle birlikte odadan çıktığımda kapıda abimle karşılaştık. "Ne yaptın?" "İlaçlardan dolayı uyuyakaldı. Canı çok acıyor ağabey," üzgünce dudaklarımı büktüm. "Acıdan terliyor." Ağabeyim kapıya kısa bir bakış atarak bana döndü. "Ben bakarım Kadir'e. Korkma ağabeyim, iyileşecek inşallah." Yanağımı usulca okşayarak geri çekildiğinde odaya girdi. Mutfağa indiğimde Meyra da gelmişti. Beni görür görmez Beren ile merakla konuşmamı beklediler. "Kadir ağabey nasıl?" Diye soran Beren'di. "Acıdan uyuyakaldı." Dediğimde, Meyra merakla araya girdi. "Yaraları nasıl? Çok mu kötü?" Görüntüsü içimi burkmuştu. Kendine ne yapmıştı? Bile bile ölüme gidiyordu ve bunu durduramamak gücüme gidiyordu. Kafamı sallayarak kaşlarımı çattım. "O aptal kızı hemen bulmalıyız yoksa Kadir ağabey göz göre göre ölüme gidecek." Meyra'nın bakışları, o kadar mı vahim dercesineydi. "Yarın ağabeyini kaçıracağız Beren!" Dediğinde Beren ile ikimiz ağzı açık bir şekilde Meyra'ya baktık. Bunu yapacaktık ve ben bu tür kaoslara gelemeyecek kadar zayıftım. Heyecandan nefessiz kalır ölürdüm. Ya da korkudan da olabilirdi. "Ne!" Dedik ikimiz aynı anda. "Saçmalama!" Meyra sinsice kıkırdayarak ciddi anlamda yapacağımızı belirten bir gülümseme sundu. Benim ve Beren'in kolundan tutarak köşeye çektiğinde yarın yapacaklarımı birbir anlatmaya koyuldu. Beren ile şaşkınlıkla onu dinlemiştik. Bu yapacağımız çok tehlikeliydi ama Meyra'yı da durdramazdık. Zaten düğüne az kalmıştı başına iş açsın istemiyordum. Çünkü Beren'in ağabeyi polisti vve onu kaçırmak suç sayılacaktı. Hatta o kadar katıydı ki onu kaçırdığımız için bizi hapise bile atabilecek kadar acımasızdı. Ondan bir şey öğrenmemiz neredeyse imkansızdı. Ama gelin de bunu Meyra'ya anlatın.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD