5 YIL ÖNCE MAYIS DENİZ KARA Kerim beni okula bırakırken sadece havadan sudan konuştuk. Annesini kaybettikten sonra babasının tüm ilgisini onlara yönelttiğini, kız kardeşinin babasıyla birlikte çalıştığını falan anlattı. Kesinlikle duygusal konuşmalara girmeden genel olarak kendi hayatını konuşuyordu. Ben ona kısa cevaplı bir soru sorsam bile o uzun uzadıya cevaplar veriyordu. İçimden 'fazla mı geveze ne' diye geçirmedim değil. Erkeklerin çok geveze olmasından hoşlanmam, özellikle abuk sabuk hareketleri olan erkekler beni iğreti eder. Erkeğin bir ağırlığı olması gerektiğini düşünürüm her zaman. "Çok mu konuştum" dediğinde kafamın içindeki düşüncelerden sıyrıldım. "Afedersin daha önce bu kadar konuşkan olduğunu fark etmemiştim" diyerek tek kaşımı kaldırdım. "Rahatsız mı oldun?" sorusun

