Gözlerimi açtığımda yazın kavurucu sıcağı ve güneşin ilk ışıkları yüzüme vurarak güne merhaba dedim.
Hızlaca kendimi ortak kullandığımız banyoya attım. Kısa bir duşun ardından odama geri geçerek, ise gitmek için hazırlanmaya başladım . Ha bu arada ben sosyal hizmetler merkezinde görevli bir personelim .
Kahverengi saçlarımı sıkı bir at kuyruğu şekilde topladıktan sonra , kırmızı gömlek ve siyah pantolon ceket takımı ile tamamlayıp, kahverengi gözlerimi fazla öne çıkartmadan sadece maskara çektim ve en son mat bir ruj sürdükten sonra hazırdım artık.
Çantamı ve gerekli evrakları aldıktan sonra hızla çıktım odadan , mutfağa gitmek üzere.
Annemi sofrasını hazırlarken, babamı ise masanın baş köşesinde gözlüğü burnunun ucuna düşmüş şekilde, gazetenin bulmaca ekini çözerken buldum .
"Günaydınlar günaydınlar sevgili canım ailem ." diyerek elindekileri koltuğa bırakarak, ilk annemin sonrada babamın tombik yanaklarına sulu öpücükler kondurdum .
"Günaydın kızım "
"Günaydın yavrum "
Elimi salatalığa uzatmamla, elimin üstüne yediğim şaplak aynı hızdaydı.
"Anne ya !" diye elimi tutarak dudak büzdüm.
" Git abini uyandır Elif " dedi annem .
"Anne yapma bunu lütfen. Tekrardan makyaj yapamam ." abartıyormuşum gibi baktı yüzüme.
" Abartma altı üstü abini uyandıracaksın " dedi . El mahkum şekilde güzellik uykusundan kalkmayan prensesimizi uyandırmaya gitmekten başka çarem kalmamıştı.
Ayaklarımı sürüye sürüye her sabah olduğu gibi gene abimi kaldırma görevini üstlenerek odasına doğru yola koyuldum .
Odasının kapısını açıp ilk , kafamı daha sonra da bedenimi soktum . Allah'tan hala camış gibi uyuyordu .
Yatağının yanına geldiğimde homurdanıp duruyordu . Galiba hala rüya görüyordu .
" Canımmm ! Yanıma yaklaş . " dedikleri ne anlama geliyordu bu salağın ?
Merakıma yenik düşerek iyice kulağımı yaklaştırdım ağzına doğru . Öğrenemezsem yemin olsun çatlardım bütün gün .
"Söz kız acıtmayacağım . Sende benim kadar zevk alacaksın !" demesiyle dudakları kulağıma değdiği gibi geri çekilip , "Sapık!" diye tokatı yanağına yapıştırdım.
Tokadın etkisiyle atmaktan düşerek kendine gelen abim bana şok içinde baktı.
" Ne yapıyorsun lan ?" diye bağırarak yerden kalktı .
" Sende rüyanda ırz düşmanlığı yapmasaydın ! " dememle , " ELİFFF " diye gürledi ayı .
" Irz düşmanı . İmdattt !" diye avazım çıktığı kadar bağırdım .
Cırtlak çıkan sesimle , kulaklarını kapattı abim ama odaya doğru gelen ayak seslerinden annem ile babam yakında burada olurdu . Susturmak için bana doğru yürümeye başladı .
" Sussana kızım !" dedi ama umursamadım .
" Yaklaşma bana pis zihniyetli sapık ." diye durdurmaya çalıştım daha fazla yaklaşmadan .
" Seni öldürürüm benim hakkımda nasıl konuşursun ?" demesiyle ,
" Aayyyy komşular ! Adam öldürüyorlar ." diye tekrar bağırdım .
" ELİFFFF !"
" MÜCAHİTTT !"
Annem ikimize de bağırıyordu ama aslanım dediği kişiliksiz oğlu rüyalarında kızlarının namusunu kirletiyordu .
Birden odanın içinde kovalayamaya başladı beni . Yakalarsa kesin parçalayacağını bildiğimden kendimi odanın dışına attığım gibi , " BAAABAAA " diye bağırdım . Benim pelerinsiz kahramanımdı o .
Masanın başında yerini alıp , oturmuş annem ve babamla yanlarına koşarak , babamın arkasına geçtim hızla . Sıkıyorsa şimdi bir şey yap bakalım Mücahit bey .
" Elif " diye bir hışımla arkamdan gelen abim , beni babamın arkasında görünce durmak zorunda kaldı . Çünkü biliyordu babam bana söz söyletmez üstüne fırçanın kralını kendisi yerdi .
" Gene ne oldu da birbirinizi yemeye başladınız sabahın köründe ?" diyen babamla , abime bakarak başımla söyleyeyim mi dedim .
Dudaklarını oynatarak ölürsün dedi ama bunu kim takar ki ?
"Baba abim beni tehdit ediyor? Ben işe nasıl gideceğim?" dedim üzgün çıkartmaya çalıştığım sesimle .
"Ne yaptın lan hergele gene kızıma.?"
"Ya baba Allah aşkına inanma şu yalancıya. Tokat atarak insan mı uyandırılır?" kendini savunmaya geçti abim .
"Sen benim aslan oğlumdan ne istiyorsun ?" Evet klasik annem , oğlum da oğlum demeye başladı gene .
"Senin aslan oğlun rüyalarında milletin kızlarının ırzlarına geçiyor. Sadece rüyada olmayabilir bana öyle geldi ." ortalığa bombayı bırakıverdim.
Eeee abicim şimdi sen uğraş dur ...
"Ne diyorsun sen ? Ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu ?" dedi ama babamın yüzüne doğru eğilip, bakınca sinirden kırmızıya çalmaya başlamıştı .
" Ben niye bağırdım sanıyorsun anne? Kulağımı uzattım ne diyor diye . Neler dedi neler .Üzerine rüyalarında gördüğü kızı ben zannedip , öpmeye kalkınca bende bastım tokatı. " dedim .Cümlem biter bitmez babamın bir hışımla sandalyeden kalkınca, sandalye yeri boyladı.
"Ulan eşek sıpası. Ulan ya kardeşine zarar verseydin ?" diyerek abimin üzerine yürüyen babamla bende kıyıdan köşeden yavaş yavaş yürüyerek, ceketimi ve çantamı alarak evden çıkmaya çalıştım.
"Ahmet bey sakin ol .Elif abartmıştır. " diye babamı yatıştırmaya çalışan annem , yanlış ata oynuyordu .
"Abarttı öyle mi ? Ya kız bul oğluna ya da her gün şap koy yemeğine. Beni delirtmeyin . Yarın bir gün bu kapıya karnı burnunda bir kız gelip Mücahit 'ten gebeyim derse seni de oğlu da atarım ." diye gürledi babam .
Tam kapının kolunu aşağıya indirerek açarken, " Elif öldün sen " diye koşarak üzerime doğru gelen abimle , topuğa kuvvet diyerek kapıyı kendime çekerek açıp, dışarıya attım kendimi .
Apartmana da rezil olduk ya . Aman neyse bu günde abimi çıldırttım aferim bana .
Ama bir sıkıntı var kapının arkasından abim kapıyı açmaya çalışıyor , bende açmasın diye önden kendime doğru çekiyordum .
" Bırak kapıyı Elif !" diye bağırdı .
" Asla!" dedim ama güçüm tükenmek üzereydi . Ne yapacağım ben ?
" Günaydın kanka " diyen sahibiyle çözümde gelmişti .
" Kankam , yetiş yetiş ! Yardım et bana "hızla yanıma geldi . Yanıma geldiği gibi elini kapının önündeki demire koydum .
" Ne yapıyorsun ?"
" Mert hayatım senin ellerinde kanka. Kapıyı kendine çek sakın bırakma . Hadi ben kaçtım ". diyerek elimi çektiğim gibi hızla el yordamıyla kahverengi uzun saçlarımı düzeltip , merdivenden koşarak inmeye başlamadan önce sorduğu soruyu cevapladım.
" Kim var kapının ardında ?"
" Abim " dedim öpücük atarak .
Binadan çıkıp arabama atlarken , telefonuma düşen bildirim sesiyle , elime aldım telefonu .
" Bunun akşamı da var . Akşam olmazsa başka günlerini de . Öldün sen Elif " mesaja bak be ful tehdit !
Telefonu elimden bırakır bırakmaz arabamın ön yolcu koltuğunun kapısı açıldı ve Mert bindiği gibi kuruldu .
" Beni de karakola atıver sana zahmet ."
" Oradan bakınca hayır kurumu gibi mi gözüküyorum lan ben ?" diye ters bakış atarak konuştum .
" Niye lan ? Yardım isteyince ben sana yardım ediyorum . Sen de bu kıyağıma karşılık beni karakola kadar bırakıver ."
" Offf tamam be tamam " dedim ve sürmeye başladım arabayı .
Karakolun önüne gelesiye kadar radyonun anasını ağlattı Mert . Eli ağayı rahat durmuyor ki !
Arabayı durdurup , " Geldik polis bey haydi kış " dedim kapıyı göstererek .
" Aşk olsun ama canım kankam . Akşama da alıversene beni ."
"MERTTT " diye bağırınca indi arabadan .
Karakolun önün edoğru giderken , " Seviyorum seni " dedi şarlatan . Camı açıp ,"Siktir git Mert " dedim . Evet biz asla rahat duramıyorduk kabul .
Acilen Mert ' in başını yakmam lazımdı ki Mert ' ten kurtulayım . Hem belki yengene de kafa dengi çıkar da erkek milletini hayattan soğutabilirdik .