"Bir elimde cımbız, bir elimde ayna..." Özgür'le aynı anda şarap kadehlerini tokuşturup gülmeye başladık. "Umrumda mı ki bu dünya?" Üstümdeki gece elbisesi bozulmasın diye kırmızı şarabı yavaş içiyordum. Üstüme falan dökülür şimdi... "Özgür..." dedim cilveli bir sesle. "Bana şarkı söyle..." Geçmişe, geçmişimize öyle bir özlem duyuyordum ki bitmek bilmiyordu. Sürekli onunla anılarımızı canlandırmaya çalışıyordum. Özgür başını olumlu anlamda salladı. Ve... Seçtiği şarkı... “Etkiler herkesi, nefesi keser kesin Benim herkesi, o da benim herkesim Serseri bi' çocuğum, o ise prensesim Bana değil ona ait artık her kesimim Penisim, göğüsüm, omuzum ve yüzüm, hüznüm, gülüşüm...” “Nefesim daralıyor ondan bir gün ayrı kalsam Karabulut çöküyor ondan bir gün ayrı kalsam Işığı göremiyom

