Giriş

251 Words
"Ana yemin ederim içeceğime ilaç katmışlar, bilerek etmedim!" diye bağırsam da söylediklerimin hiçbirisi annemin umurunda değildi. annem dizlerini dövmeye başladı. "Kız Ne ettin sen? Namusumuzu beş paralık ettin! Gidip Mardin'in en soylu ağasının altına nasıl yatarsın sen? Ne edeceğiz biz şimdi? adımız çıkacak orospu seni!" Gözlerimden yaşlar sicim sicim dökülürken hıçkırıklarım artık tüm odayı dolduruyordu. "Ana babama söyleme ne olur! öldürür beni, taş üstünde taş bırakmaz bu konakta!" Annem okkalı bir tokadı yanağıma geçirirken sert bir şekilde yere düştüm. Hayatım artık ellerimden kayıyordu. "Hadi ben söylemedim ya Ferman Ağa söylerse? sen nasıl edersin böyle bir şey oy Arjin oy! Yaktın bizi!" Annem bir yandan ağlıyor bir yandan dizlerini dövüyordu. Ne yazık ki kına gecesinde içtiğim içeceğin içine artık ne koydularsa kafam yerinden gitmişti. Ve işin kötü yanı, kınasında olduğum kızın evleneceği adam ile yatmıştım. Hem de kendi odamda... Ferman ağa da o gece sarhoştu. sabah uyandığımda yanımda kimse olmasa da, baş başa kaldığım kanlı çarşafım ile saatlerce ağladığımı hatırlıyorum. "Ne yapacağım ben?" diye ağlarken aniden annemin telefonu çaldı. yaşlı gözlerini silip telefonu açarken bana öfke için de bakıyordu. benden ne kadar nefret ettiğini o gözlerindeki öfkeden görebiliyordum. telefonda kiminle konuşuyordu bilmiyorum ama gözleri aniden irileşti ve bana döndü. Sonrasında tamam deyip telefonu kapattı. "Ne oldu ana? Ne derler?" Annem yüzüme tükürdü. "Ferman Ağa seni konağına hizmetçi olarak istermiş! niye biliyor musun? Çünkü layık olduğun tek yer orası! Onun başka hiçbir şeyi olamazsın." Tüm dünyam o gün yeniden başıma yıkıldı. ben onun hiçbir şeyi olamazdım, yıllar önce olan aşkımı; sadece kalbime gömebilirdim.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD