ARJİN Babamın “Kahpe!” diye haykırdığı o son kelime... Sonrasında gözlerimdeki öfke ve meydan okumanın yerini ani bir itişin şaşkınlığı aldı. Bir güç beni sertçe yana itiverdi. Dengemi kaybettim, mermerin üzerine yığıldım. Kulakları sağır eden silah sesi ve hemen ardından gelen büyük bir sessizlik... Sonra bir inilti... Zaman donmuştu. Gözlerimi açtığımda ilk gördüğüm şey, birkaç saniye önce benim durduğum yerde, göğsünde kıpkırmızı lekeyi andıran bir iz büyüyen kişi Metehan abiydi. Yavaşça, sanki bir rüyadaymış gibi çöküyordu yere. Yüzünde ne acı ne de korku vardı, sadece derin bir sükunet... Ardından, salonun kapısında bir fırtına gibi içeri dalan bir silüet... Ferman. Gözleri hemen kanlar içindeki abisine kilitlendi. Yüzündeki ifadeyi tarif etmek imkansızdı. öfke, şok, acı ve tamamen

