FERMAN Kapıdan çıktığımda ciğerlerime dolan dumanla birlikte gözlerim kısılmıştı. Kucağımda hâlâ baygın halde yatan Arjin vardı. Yüzü is kaplıydı, saçlarının uçları yanık kokuyordu ama o hâlâ güzeldi. Hâlâ benimdi. Ayaklarım, alevlerin arasından çıktığım anda hızlandı. Adımlarım sağlam, bedenim tetikteydi ama içimden geçen tek şey o anki hafiflikti. Çünkü onu almıştım. Kurtarmadım… sadece yerinden söktüm. Arabanın olduğu noktaya vardığımda Cengiz, beni görünce arabanın yanından fırladı. Gözüyle önce beni, sonra kucağımdaki Arjin’i süzdü, en sonunda yanan eve çevirdi bakışlarını. Gözleri yuvalarından fırlayacak gibiydi. “Ağam… ne oluyor?! Ev… ev alev aldı! Ne yaptınız?!” Alevler çatıyı yalıyordu artık. Perdelerin yerinde kül kalmıştı. Camlar patlamış, içerisi cehennem gibi olmuştu. Yan

