GÜL Aşağıya indiğimde gözlerimi resmen Güven’den alamıyordum. Hani derler ya, kalbinin güzelliği yüzüne yansımış diye, Güven benim için fark olarak öyleydi. Sakin ve ağırbaşlı olması o kadar hoşuma gidiyordu ki... Zaten genelde üç arkadaş takılırlardı. En acımasız ve soğuk olan Ferman, iyilik sever, ağırbaşlı ve merhametli olan Güven ve bir de şu an yayla da olan arkadaşları Ömer vardı. Ömer daha çocuksu, tam bir deliydi. Nerde garip şey var onu yapardı. Muhtemelen bir haftaya o da yayladan gelirdi. Güven elindeki kahveyi yudumlarken, göz ucuyla bana baktı. O an kalbim yine hopladı. “Film nasıl geçti?” diye sordu gayet sakin ama ilgisini gizlemeyen bir tonla. Kahvemi yudumlamış gibi yaptım ama elim titrediği için hemen bıraktım. Az önce yapmıştım bize, Arjin’in geleceği yoktu. Gözleri

