FERMAN İçimde bir yere yumruk yemiş gibiyim. Öylece elimdeki kahveyle donakaldım. Sadece birkaç saniyeydi ama her şey o birkaç saniyeye sığdı. Arjin, üzerindeki ince elbiseyi çıkardı. Altında… O mayonun Arjin’in bedenine bu kadar yakışacağını aklımın ucundan bile geçirmezdim. Omuz çizgisi, beli, yürüyüşündeki o kendine has zarafet… Sonra bir anda havuza daldı. Sanki suya değil, benim sabrıma atladı. Boğazımda düğüm oldu nefesim. Gözlerimi kaçırmak istedim. Kaçırabildim mi? Hayır. Kaçamadım. Gözlerim ona takıldı, kalbim ona takıldı, aklımsa... zaten çoktan onundu. Nazan bir şeyler mırıldandı yanımda ama duyduğumu sanmasın. Kulaklarımda uğultu vardı. Elimi farkında olmadan yumruk yapmışım, parmak eklemlerim beyazlamış. İçimden bir ses, “Git yanına,” dedi. Diğeri ise “Gidemezsin, sana y

