İzmir'in o meşhur rüzgarı yüzüme vuruyor, saçlarımı dağıtıyor. Körfez, sabah güneşinde pırıl pırıl, martılar çığlık çığlığa uçuşuyor. Normalde bu manzara beni hep rahatlatır, içimi ısıtır. Ama bugün, içimdeki sıcaklık manzaradan değil, dün geceki haberden kaynaklanıyor. Baba oluyorum. Ben, Mert Demir, ailenin "sorunlu çocuğu", "playboy"u, "işe yaramaz"ı... Baba oluyorum. Uçaktan ineli daha bir saat olmamıştı ki, telefonum çalmaya başladı. Önce babam arıyordu, açmadım. Sonra annem, sonra ağabeyim Selim, sonra yine babam... Hepsi de aynı şeyi soruyordu: "Doğru mu bu haber?" Demek Ceyda'nın babası, benim babamı aramış, olan biteni anlatmıştı. Tabii kendi perspektifinden, kendi öfkesiyle. Gruba mesaj attım. “Ceyda, Baban, babamı aramış. Telefonum susmuyor.” Marinaya vardığımda, yatım beni b

