Akdeniz'in turkuaz suları, villamın bahçesinden sonsuzluğa uzanıyor. Ama ben, bu güzelliği görmüyorum. Gözlerim, telefonumun ekranında, sosyal medyada dolaşan kara propagandada. Üç gün oldu İstanbul'daki toplantının üzerinden. Üç gün... Alperen'in getirdiği dosyayla koalisyonun tüm sırlarını öğrenmiştik. Ama onlar da boş durmuyordu. Şimdi, benim şirketime saldırıyorlardı. Ekrandaki haberlere bakıyorum: "Aylin Arslan'ın Sürdürülebilir Tatil Köyleri Doğaya Zarar Veriyor", "Akdeniz Holding'in Çevre Katliamı", "Sahte Yeşilcilik, Gerçek Kirlilik"... Her biri, birer iftira, birer yalan, birer kara propaganda. Altındaki yorumlar daha da kötü: "Bu zenginler hep böyle işte", "Doğayı katledip para kazanıyorlar", "Sürdürülebilirlikmiş, maskaralık". İnsanlar, gerçeği bilmeden, sırf manşetlere bakar

