Arabayla eve geldiğimde onu odasına yerleştirip dinlenmesi için yalnız bıraktım . Aşağı indiğimde ne yemek yapacağımı düşünüyordum . Güneş e dokunmayacak bir yemek yapmalıydım . Düşünürken kapı açıldığında kapıya baktım . Beren in geldiğini gördüğümde hızla Beren in yanına gidip " Sence ne yemek yapmalıyım ? Güneş ağır bir yemek yiyemez . Midesi bulanır " dediğimde telefonum çaldı . Hızla baktığımda albaydı . Ona dönüp " Albay . Sen başla bir şeyler yapmaya bende geliyorum birazdan " diyip balkona çıktım .
Kulağıma götürüp açtığımda " Kıdemli Üsteğmen Aysima Güçlü . Emredin komutanım " dedim . " Aysima 30 dakikaya tugayda ol . " diyip yüzüme kapatmıştı . Göreve erken gidecektik galiba . Bıçak yarasını söyleyememem iyi olmuştu . Hızla odama gidip daha rahat kıyafetler giyindim .
Hazır bir şekilde mutfağa gittiğimde Beren e döndüm . " Beren göreve erken gidicem galiba " dediğimde gülümsedi . Bana yaklaşıp omzuma vurup anlayışlı bir sesle " Burası bende aşk . Sen bana sağlam gel " dediğinde güldüm . Ona sarılıp " Hakkını helal et kız " dediğimde o da kıkırdadı . " Helal olsun gecenin kızı " dediğinde güldüm . Gecenin kızını çok hafif bir sesle söylemişti . Ben bile duymamıştım . Dudağını okumuştum .
Onu arkamdan bırakıp arabaya bindiğimde düşünüyordum . Gecenin kızını özlemiştim . Uzun zamandır yoktu . Aslında gecenin kızı bendim . Bana bu lakabı vermişti Özcan başkan ve Süleyman albay vermişti . Tekli görevlere gittiğimde çoğunlukla geceye karışarak kamplara sızardım . Gündüzleri fazla göz önünde olunuyordu . Benim geldiğimi gece yok olan kamplardan anlarlardı . Arkamda iz bırakmazdım . Kişilerle teker teker uğraşmazdım . Genelde iz bırakmazdım. Arkamda sadece patlatılmış kamp kalırdı . Bu yüzden dağda ben gece , gece gelen diye anılırdım . Lakap olarakta Gölge denirdi . Gölge denmesinin sebebi ise bir gölge gibi geceleri görünmememdi . Göremiyorlardı beni . Lakabımı kullanmazlardı . Korkarlardı . Garip bir inanç . Cinlere cin yerine üç harfli denmesi gibi bir şeydi . Beni farkeden de Özcan başkandı . Geceleri karanlıkla birleştiğimi fark etmişti . Özellikle bu alanda ustalaştırmıştı . İkiziyle birlikte bana az acılar çektirmemişti. Bordo eğitimindeyken Süleyman albay komutanımdı benim . Özcan başkan da onu ziyaret ettiği zamanlarda görmüş ve gözlemlemişti .
3 yılık bordo eğitimimin 1 yılı normal geçmişti . Sonrada 2 yıl herkesten çok daha zor ve ayrı eğitimlere maruz kalmıştım. Ama o 2 yıl benim için en kötü dönemdi .
1 yıl eğitim gördüğüm zamanda devremim Yağız ile tanışmıştım. Ve ona o kadar alıştığımı fark edememiştim . 2 yıl en çok özlediğim şey o olması bence ayrı bir ironiydi . Asıl özlemem gereken şey ailem ya da uyku olmalıydı . Ama o 2 yıllık süreçte Yağız ın mavi gözleri benim gibi habire flörtleşmeleri , eğlenceli halleri , yaptığı çocuklukları gözümün önünden gitmemişti . Valla ne yalan söyleyeyim hayatımda gördüğüm en yakışıklı insandı . Esmer teni , kahve rengi saçları ve mavi gözleriyle ve olmazsa olmazı mükemmel duruşuyla her daim harikaydı . İkizim gibiydi . Benimle yaşıttı . Beni her zaman kollamasını hatta çocuklara yapar gibi saçımı karıştırmasını bile özlemiştim . Onu özlediğimi iliklerime kadar hissettiğimde gözlerim doldu . Onun görevde olduğunu hatırladığımda dudaklarım büzüldü . Şuanda küçük çocuklar gibiydim . Onu kafamdan atmaya çalıştım .
Alaya geldiğimde nöbetçi askere kimliğimi gösterip içeri girdim . Kimliğimde Aysima yerine Gölge yazmasını çok isterdim . Herkese göre Aysima en iyi istihbaratçılardandı . Ama en iyisi Gölgeydi . Bu onlara göre kesin bir şeydi . Herkese göre . Çoğu kişiye göre erkektim . Ama Özcan başkan ve Süleyman albay benim kim olduğumu bildiklerinden gecenin kızı derlerdi . Onlar dışında bazı üstlerde vardı kimliğimi bilen . Tabi kimliğimi onlar dışında tek bilenin Beren ve Yağız olması da vardı . Tek 1 kişiye söyleme şansım vardı aslında ama özel istekle ben 2 kişi almıştım . Ben de hep birlikte olduğumuz için Beren e söylemiştim . Hep bu meslekle içli dışlı hem sonuna kadar güvendiğim kişilerden biriydi . Her zaman yanımdaydı . Çoğu zaman Özcan başkan sayesinde aynı yere tayinimiz çıkardı . Yağız ise .... Onu anlayamazdım . Hayatımdaki yerini tanımlayamıyordum . Ama ona ölümüne güvenirdim tabi o da bana .
Gölge olmuyordum uzun süredir . Gölge kimliğime çok önemli işler olduğunda geçirirlerdi ve ben neredeyse 2 yıldır olmamıştım . Dağlar çok boş kalmıştı ama ne yapalım . Emir demiri kesiyordu .
Hızla odama gidip üniformamı giydim . Üniformamdaki GÜÇLÜ yazısıyla güldüm . Fazla vakit kaybetmeden albayın yanına gitmek için odadan dışarı çıkıp bir yere giden çavuşu durdurdum . Hafif gülümseyerek " Albay nerede ? Odasında mı ? " diye sordum . Hazır ola geçerek " Hareket odasında komutanım . Timler ile birlikteler . " dediğinde kafamı sallayıp " Teşekkürler " dedim . Ne kadar altım olsada benden büyüktü . Saygılı davranmak daha iyiydi.
Hareket odasına giderken erken operasyon fikri yeniden aklıma geldi . Nedenini anlamasam da hızla harekat odasına gittim kapıyı çaldım . İçerden gelen albayın " Gel " sesiyle girdiğimde hazır olda durup tekmil verdim . Albay rahat diyip timimin bana ayırdığı koltuğa oturmamı sağladığında içerde olan 2 timi incelemeye başladım .
Diğer timdekiler bizim time kötü kötü baktığını görünce kaşlarım çatıldı . Alıp veremedikleri neydi Yıldız timiyle . Tabi Yıldız timi beni almaya gelen ve yeni timimdi . Niye onlara verdiğini soruncada Yıldız timinin istihbaharatçısının olmadığını söylemişti . Albayın konuşmaya başlamasıyla kendime gelip dinlemeye başladım . " Aynı anda iki operasyon yapıcaz . Kartal timi siz sınıra yakın karargahı koruyacaksınız . Olası bir saldırı olma ihtimali yüksek . 1 hafta durup geri geleceksiniz . " diyip diğer time döndü . Buradan diğer timin adının Kartal olduğunu anladım . Ay ne kadar zekiyim böyle .
Albayın bu sefer bizim time dönerek " Yıldız timi siz sınırdaki kampları içindeki önemli bilgileri alarak patlatıcaksınız . İçerde önemli bir kişi varsa onuda alın getirin . Bilgilerde acil bir şey varsa hemen bana ulaştırın . Operasyonunuz geri dönme emri gelene kadar veya acil bir şey olmadığı sürece devam edicek . " dedi ve oturduğu yerden kalktı
İki timede üstten bir bakış atıp " Kartal timi 20 dakikaya helikopter pistindesiniz . Yıldız timi sizde onlardan yarım saat sonra çıkıcaksınız . Anlaşılmayan bir şey ? " dedi .
Bunun üzerine Kartal timinin yüzbaşısı " Komutanım biz sınır operasyonuna gidebilirdik neden onlar gidiyor ? " diye sorduğunda ona döndüm . Ortamın gerildiğini hissederken iki timde birbirine ölümcül bakışlar atıyordu . Ben olayı anlamazken bizim timde gerilmişti . Karşı timin , bizim timle bir derdi vardı anlaşılan . Zaten bakışlarından da anlaşılıyordu . Ayrıca Kartal timinin yüzbaşısının çocuk edasıyla niye o niye ben değil sorusuda komiğime gitmişti ama allahtan istediğim her yerde ciddi olabilen bir yapıya sahiptim . Gülen ve eğlenen biri olmam ciddiyetsiz olduğumu göstermezdi . Ya zaten koskoca Gölge yim ben . Ahhh mükemmel ben . Diyip saçımı savurasım gelmişti . Ayrıca time aralarındaki meseleyi sormayı aklıma yazıp albaya baktım . Sinirle karşı timin yüzbaşısına bakıp " Sana mı sorucam Cenk yüzbaşı . Emirime karşı mı geliyorsun " diye bağırdı pardon böğürdü . Yani baya kükremişti adam . Ses geçirmeyen harekat odasının dışındakiler bile duymuştur .
Ama balla ben bir an Süleyman albaydan ' Ben öyle uygun gördüm ' repliği beklemiştim . Albay hızla bana döndüğünde gözlerim hafif büyüdü . Yutkunduğumda onu dışımdan mı söyledim diye düşünüyordum . Allah ım lütfen dışardan söylememiş olayım . Ölmek için çok gencim .
Benden sonra herkesin yüzüne bakıp " Anlaşılmayan bir şey var mı ? " diye sorduğunda derin bir nefes aldım .
Aklıma takılan soruyu albayın direk gözlerinin içine bakarak sordum . " Komutanım burada ki iki timde operasyonda olucak . Ya o sırada karargaha saldırı düzenlenirse " dediğimde albay bana ithafen " Buraya kalıcı olarak bir tim daha gelicek akşam . O sırada zaten yeni tim olucak . Sorun olmaz Aysima . " dedi .
Bu sefer herkese ithafen " O timle de sorun çıkarsa hiç iyi olmaz . Anlaşıldığını umuyorum . " dediğinde herkeste göz gezdirdi . Hiç kimseden ses çıkmazken birden çıt diye bir ses çıktı . Baktığımda Cenk yüzbaşı elindeki kalemi kırmıştı . Herkes ona bakarken Süleyman albay odadan çıktı .
Bizde odadan çıkarken Kenan yüzbaşı " 20 dakikaya mühimmat odasındasınız . Ailenizi arayın , vedalaşın " diyip hızla odasına girdi . Ben Asel le olan ortak odaya girdim . Karargahta toplam 2 kızdık . O yüzden ayrı odamız vardı .
Telefonumu çıkarıp annemleri aradığımda telefon bir süre açılmadı. Kaşlarımı çattığımda annemin sesini duydum . Şefkatli sesiyle " Efendim kızım " dediğinde nasıl söyleyeceğimi düşünüyordum . 5 yıldır askerdim ama bir şu duruma alışamamıştım . " Annem ! " deyip durdum bir süre " Ben göreve gidiyorum . Ne zmana geleceğim belli değil . Arınla kendinize dikkat edin . Olur mu ? " dediğimde karşıdan titrek bir nefes sesi geldi . Aklım onda kalmasın diye ağlamamak için kendini sıkıyordu .
Güçlü tutmaya çalıştığı sesiyle " Tamam kızım sen merak etme . " dediğinde derin nefes aldım .
" Anne Arını versene onun da son kez sesini duyayım " dediğinde annem direk sesini yükseltmişti .
" O ne öyle ölücek gibi ayrıca Arın sınavda kızım " dediğimde derin nefes aldım . Asel e baktığımda o da sevdikleri ile vedalaşıyordu . Yüz ifadesinden onun da zorlandığını anladım . Gözünden bir damla yaş aktığında içim acıdı . Çok konuşmamıştık . Hatta hiç konuşmamıştık neredeyse . Ama olmayan kız kardeşim gibi hissetmiştim . Ne de olsa artık aileydik .
Annemle konuştuktan sonra babamı aramıştım . Şimdi kızları arayacaktım . Bir kaçına da mesaj atıcaktım . Hızlıca mesaj atcaklarıma attıktan sonra ilk olarak Şimal i aradım . Gülerek telefonu açtığında arkadan kuzenim Begümün sesi geliyordu . Ben tanıştırdım benden iyi anlaşıyorlardı . " Hayırsız hiç aramıyon lan " dediğinde arkadan Begüm " O kim la . Aysima diye birisi mi varmış ben unutmuştum " diye bağırıyordu .
Bende onların bu haline gülmüştüm . Birden bütün duygusallığım gitmişti . Gülerek " Tek mal varlıklarım benim . Napıyorsunuz , nasılsınız demek isterdim ama zamanım yok . " dediğimde Şimal bir kalmıştı .
Telefon hoparlöre alınınca devam ettim . " Göreve gidiyorum ve ne zaman dönüceğim belli değil . Lütfen benim yerime de birbirinizi dövün " dediğimde güldüler .
Şimal " Bizi döven bir tek sensin Aysima . Bizi boşver sen kendine dikkat et . Vurulursan bende seni vururum . Duydun mu beni Aysima " dediğinde bu sefer Begümün sesini duydum .
" Senin yüzünden erken ölücem valla . Ama boşver yakışıklı asker var mı orada . Ölme bak dönünce ayarlarsın bize " dediğinde güldüm . Asla vazgeçmiyorlardı .
Onlarla konuşmam bittiğinde Beyza yı aradım . Sıçıcaktı ağzıma biliyorum ama seçeneğim yoktu . Bu kız zaten habire sıçıyordu ağzıma . Sorun şu ki ne yaptığımı da bilmiyordum . Telefon açıldığı gibi heyecanla konuşan Beyza nın sesi geldi . " Oha ama aşk sen ne zaman benim Hakkari ye indiğimi anladın . İneli 5 dakika ya oldu ya olmadı . " dediğinde gözüm seğirmeye başladı . Nereye inmiş ? Nereye ?
Telefondan derin bir nefes sesi gelince Beyza ya odaklandım . " Ben sana süpriz yapacaktım ama " dediğinde hızla " Beyza ne diyorsun sen ? Ne Hakkarisi dediğimde " bana gönderme yaparak " Aşk senin anlaman mı kıtlaştı bu bir yılda . Evet ! Hakkari dedim ya başka Hakkari mi var Türkiye de " dediğinde sinirlenmeyi sonraya bırakarak konuşmaya başladım .
Sakinleştiğimi belli eden sesimle " Bu olayı ben geldiğimde konuşucağız göreve gidiyorum ve ne zaman geliceğim belli değil . Ne kadar kalacaksın ? Seni aldırayım mı birine ? " diye sordum .
Hafif kıkırdayarak " Yok merak etme aşkım . Abim burada cerrah o alıcak beni . Ayrıca tayinim buraya çıktı ." dediğinde tek bir yere takılmıştım . Abisi burada cerrah mı ? Lannnn . Ben çocuğa yavşarken zaten karşılaşmayacağım insan diyordum . Yutkunurken görmezden gelirim bişey olmaz bence diye düşündüm . Ama aklımda ki utançlık gün yüzüne çıkmıştı .
Titreyen sesimle bir ümit başka bir abisidir diye " Hangi abin ? " dedim .
Göz devirdiğine emindim ama kanıtlayamazdım . Alaylı sesiyle " Mal mısın Ay güzelim . Benim bir abim var ama hatırlayamadıysan . Hani dalgasına yavşarken aşık olduğun sonrada benim bunu isteğin üzerine abime söyleyip abimin gözünde takıntılı sapık durumuna düştüğün abim " dediğinde kaldım . Ay bana bir kal geldi galiba .
Konuyu geçiştirmek için " Hadi ben gittim kendine dikkat et Beyza " dediğimde " Sende dikkat et kendine . Sakın ölme " diyip kapattı .
Asele baktığımda o da bana bakıyordu . " Asel sen odada giyin ben banyoda giyinirim " dediğimde hazır ola geçip " Emredersiniz komutanım " demişti .
Ben ona çatık kaşlarım ile bakarken kaşlarımı düzeltip göz devirmiştim . " Asel biz bir aileyiz artık . Bana yalnız kaldığımızda ya da karargah dışında adımla seslen . " dediğimde rahatlayıp gülümsemişti .
Gülümseyerek " Tamam Aysima " dediğinde bende gülümseyip üniformalarımı alıp banyoya girmiştim .