O kadar dedim, kuaföre falan gitmek istemiyorum diye ama kimse beni bi yerine takmadı ki. Babam bir taraftan, Sofia anam, "fallahi janina okorom zenin, idepsis kis," diyerek o bir taraftan, Bora'da onlarla elbirliği yapıp, "hayatında kaç kez nişanlanacaksın kırgülüm benim, git işte," diye diye beni zorla kuaföre gönderdiler. Zaten elbiseyi alırken çok yorulmuşum, kalan eksikleri tamamlamak için mağaza mağaza gezmekten bitmişim, iki gündür kendime gelememişim, birde kuaför işi çıkardılar başıma. Tüm bunlar yetmezmiş gibi evdekilerde dün deli gibi temizliğe soyundular, alışveriş işi nihayet bitince eve girdiğim gibi, "git üstünü değiş, gel yardıma," demesinler mi? Anasını satıyım sanki gelenler gece camları açıp, "hımm bak güzel silmemişsiniz, leke kalmış," diyecekler diye o camların heps

