1976... Çalıştığı sanayideki oto tamircisinde, kendisinden küçük çıraklara ordaki kalfa ve usta tarafından yapılan muameleyi, o güzel gözleriyle gözlemleyen ve bunun acımasız olduğunu düşünen Nejat'ın, o gencecik damarlarında deli deli akan kanına, her geçen gün daha fazla dokunur olmuştu. Ne zamanki ustası yada kalfası, küçüçük bedenleriyle üç kuruşa çalışmak zorunda olan çocuklara, kendilerinden daha ağır araç gereçleri getirmelerini isteseler, Nejat'ın tepesinin tası atıyordu. Gözleriyle çocuklara hemen hayır işareti çakarken, istenilen şeyi isteyene kendisi götürüp veriyordu. Bir, iki, üç derken, aslında uzun zamandır bu durumun farkında olan ama bir şekilde sessizliğini sürdürmeyi başaran patronu, en sonunda bir akşam vakti tüm öfkesiyle patladı. "ulan bana bak, burada bir hiyera

